Avrupa'da dijital eğitim alanında önde gelen ülkelerden biri olan İsveç, öğrencilerin odaklanma sorunları ve dijital araçların olumsuz etkileri nedeniyle basılı ders kitaplarına yeniden ağırlık verme ve okullarda cep telefonu kullanımını sınırlandırma kararı aldı. Stratejik İletişim Danışmanı ve Yazar Utku Şentürk, atılan bu adımın teknolojiden tamamen vazgeçmek anlamına gelmediğini, aksine öğrenci dikkatini korumayı amaçlayan stratejik bir hamle olduğunu vurguladı.
Bütçe ve Finansal Detaylar
İsveç hükümeti, 2026 yılı ve sonrasındaki süreçte okullarda basılı ders kitapları ile öğretmen materyallerinin temini için yıllık 555 milyon İsveç kronu tutarında bir bütçe ayırdı. Uzmanlar, eğitimde uzun süredir benimsenen ve her alanda daha fazla dijitalleşmeyi savunan anlayışın artık ciddi bir şekilde sorgulanma aşamasına geldiğine dikkat çekiyor.
OECD Verileri ve Dikkat Eksikliği
OECD PISA 2022 araştırmasının sonuçları, dijital ekranların ve cihazların öğrenciler üzerindeki dikkat dağıtıcı etkilerini somut verilerle ortaya koyuyor. Araştırma verilerine göre, İsveç li öğrencilerin yüzde 36,9 gibi önemli bir oranı matematik derslerinin büyük kısmında veya tamamında dijital araçlar yüzünden odak sorunu yaşadığını belirtirken, bu oran OECD genel ortalamasında yüzde 30,5 seviyesinde kalıyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Utku Şentürk, bilgiye ulaşmanın artık çok kolay olduğuna işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
"Bugün çocukların bilgiye erişmek gibi bir sorunu büyük ölçüde ortadan kalkıyor. Bir öğrenci birkaç saniye içerisinde milyonlarca metne, videoya ve görsele ulaşabiliyor. Asıl mesele, ulaştığı bilgi üzerinde ne kadar süre düşünebildiği ve dikkatini ne kadar koruyabildiği. Bu nedenle 21. yüzyıl eğitiminin en kıt kaynaklarından birinin artık bilgi değil, dikkat olduğunu düşünüyorum."
Basılı Kitap ile Dijital Araçların Farkı
Basılı kitaplar ile dijital eğitim materyallerinin birbirinin doğrudan alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Utku Şentürk, fiziksel materyallerin sunduğu odak avantajına dikkat çekti. Şentürk, sürecin yalnızca tabletten kitaba dönüş olarak okunmaması gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Bir kitabın sayfasında bildirim çıkmıyor. Öğrenci bir paragrafı okurken sosyal medya mesajı gelmiyor, bir matematik problemini çözerken başka bir video onu farklı bir dünyaya çağırmıyor. Bu nedenle İsveç’in attığı adımları yalnızca ‘tabletten kitaba dönüş’ şeklinde okumayı doğru bulmuyorum."

