Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), küresel standart belirleyici Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından paylaşılan son rapor doğrultusunda, Türkiye'nin terörün fonlanması ve kara paranın aklanması hususlarında herhangi bir stratejik zafiyet taşımadığını duyurdu. Kurum yetkilileri, yayımlanan bulgular ışığında Ankara için muhtemel bir gri listeye alınma tehlikesinin uluslararası mercilerce ortadan kaldırıldığını vurguladı.
Teknik Uyum ve Etkililik Kriterlerinde Yüksek Başarı
Kısa süre önce yayımlanan FATF 5. Tur Karşılıklı Değerlendirme Raporu, ülkenin mali denetim mevzuatını ve kurumsal operasyonlarını kapsamlı bir biçimde mercek altına aldı. Yapılan uluslararası denetimler sonucunda, Türkiye'nin öne sürülen 40 ayrı tavsiye kararından 38'ini eksiksiz biçimde karşılayarak çok ciddi bir teknik uyum seviyesi yakaladığı belirlendi.
Saha uygulamalarındaki başarının ölçümlendiği etkililik testlerinde de pozitif bir tablo ortaya çıktı. Toplamda 11 Kısa Vadeli Çıktı (Immediate Outcome) üzerinden gerçekleştirilen puanlamalarda Türk mali sistemi; üç ayrı alt başlıkta "Önemli Ölçüde Etkili" seviyesinde konumlanırken, kalan sekiz başlık için "Ilımlı Ölçüde Etkili" değerlendirmesini aldı.
"Stratejik Eksikliğin Olmadığı Tescillenmiştir"
Açıklanan istatistiklerin, devletin kitle imha silahlarının yayılımını engelleme ve illegal fon hareketlerini durdurma kapasitesindeki artışı kanıtladığına dikkat çekildi. MASAK yetkilileri, uluslararası kurumun vardığı sonucu şu net ifadelerle kamuoyuna aktardı:
"Bu alanlarda Türkiye'nin stratejik bir eksikliğinin bulunmadığı ve dolayısıyla gri liste riskinin olmadığının FATF tarafından açık şekilde tescil edildiği görülmüştür."
Önümüzdeki Beş Yılın Eylem Planları Devrede
Raporda işaret edilen spesifik gelişim noktaları üzerinde diğer devlet organlarıyla koordineli bir şekilde mesai harcanmaya devam edileceği paylaşıldı. Bu vizyon doğrultusunda, 2026-2030 yıllarını kapsayacak olan Suç Gelirlerinin Aklanması ve Terörizmin Finansmanı ile Mücadele Strateji Belgesi'nin temel yol haritası olarak benimseneceği aktarıldı.
Buna ek olarak, denetim mekanizmalarının 2025-2029 dönemini kapsayan Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanı ile Mücadele Strateji Belgesi çerçevesinde hız kesmeden süreceği taahhüt edildi.
Atılacak tüm bu yeni adımların ana gayesinin, ulusal ekonomik sistemin şeffaflığını korumak ve toplumun genel güvenliğini güvence altına almak olduğu belirtildi. İlgili kurumların güncellenmiş mevzuat planlarını yeni yıl itibarıyla kademeli olarak hayata geçirmesi öngörülüyor.
