PİYASALAR:
18-ayar-altin4.908,2514-ayar-altin3.832,47gram-has-altin6.693,16Bulgar Levası28,63Dolar48,86Cumhuriyet Altını45.213,00Ons Altın4.282,59Gümüş100,81Euro55,77Sterlin64,87İsviçre Frangı59,33Gram Altın6.726,80Çeyrek Altın10.993,13Yarım Altın21.986,26Tam Altın43.838,04Ata Altın45.451,71Kuveyt Dinarı158,32AZN28,74BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,0018-ayar-altin4.908,2514-ayar-altin3.832,47gram-has-altin6.693,16Bulgar Levası28,63Dolar48,86Cumhuriyet Altını45.213,00Ons Altın4.282,59Gümüş100,81Euro55,77Sterlin64,87İsviçre Frangı59,33Gram Altın6.726,80Çeyrek Altın10.993,13Yarım Altın21.986,26Tam Altın43.838,04Ata Altın45.451,71Kuveyt Dinarı158,32AZN28,74BIST 10010.000,00Gram Altın3.250,00
Reklam

Küresel Borç 365,5 Trilyon Dolarla Rekor Kırdı: Gelişmiş Ülkelerin Faiz Yükü Yapay Zeka Harcamalarını Geçti

IIF raporuna göre küresel borç 2026'nın ilk yarısında 365,5 trilyon dolara ulaştı. Gelişmiş ülkelerin sadece faiz gideri, küresel yapay zeka ve savunma harcamalarını geride bıraktı.

Okan AVŞAR
Yayınlanma
Güncelleme
3 DkOkuma Süresi
Küresel Borç 365,5 Trilyon Dolarla Rekor Kırdı: Gelişmiş Ülkelerin Faiz Yükü Yapay Zeka Harcamalarını Geçti

Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından yayımlanan Küresel Borç Monitörü raporuna göre, dünya genelindeki toplam borç miktarı 2026 yılının ilk yarısında 10 trilyon dolardan fazla artarak 365,5 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Dünyanın karşı karşıya olduğu mali yük, tarihin en yüksek seviyelerinde seyretmeye devam ediyor.

Borç miktarındaki bu yükseliş, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen 21 trilyon dolar tutarındaki artışın yarısından daha az bir seviyede gerçekleşti. Raporda bu yavaşlamanın temel sebepleri olarak yükselen faiz oranları, artan borç servis maliyetleri, yukarı yönlü ivmelenen enerji fiyatları ve İran ile yaşanan çatışmaların ihraççı güveni üzerindeki baskısı gösterildi.

Sektörel Borçlarda Yeni Zirveler ve Türkiye'nin Durumu

Yılın ikinci çeyreği itibarıyla sektörlere göre borç dağılımına bakıldığında, kamu borçları 110,5 trilyon dolara ve finansal olmayan şirketlere ait borçlar 105,1 trilyon dolar seviyesine tırmanarak yeni rekorlara imza attı. Aynı süreçte hanehalkına ait borçlar 65,7 trilyon dolar, finansal sektör borçları ise 84,3 trilyon dolar olarak kayıtlara geçti.

Türkiye ekonomisine ilişkin detaylarda ise, bu yılın ikinci çeyreğinde hanehalkına ait borçların Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYH) oranı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 10,2 seviyesinden yüzde 10,6'ya yükseldi. Ancak finansal olmayan şirket borçlarının GSYH'ye oranı yüzde 39,3'ten yüzde 38,4'e, kamu borcunun oranı yüzde 26,6'dan yüzde 25,1'e ve finansal sektör borçlarının oranı yüzde 17,9'dan yüzde 17,4'e gerileyerek düşüş eğilimi sergiledi.

Gelişmekte Olan Piyasalar Büyümeyi Sürükledi

Küresel borç artışının büyük bir bölümü gelişmekte olan piyasalardan kaynaklandı ve bu ülkelerin toplam borcu 2026'nın ikinci çeyreğinde 110,6 trilyon dolar seviyesini gördü. Bu tırmanışa bölgesel olarak Çin öncülük etti.

Gelişmiş piyasaların toplam borcu ise aynı dönem zarfında 255 trilyon dolar seviyesine ulaştı. Gelişmiş ekonomilerde borç birikiminin hız kestiği görülse de, ABD, Fransa, İngiltere ve Japonya gibi ülkelerin büyük bütçe açıkları ve artan faiz giderleriyle boğuştuğu vurgulandı.

Yüksek Enflasyon Borç Yükünü Örtüyor

Küresel borcun GSYH'ye oranı halihazırda yüzde 310 seviyesinde bulunurken, bu oran 2021 yılının başındaki tarihi zirvenin yaklaşık 25 puan altında seyrediyor. Raporda, bu düşüşün sağlıklı bir ekonomik toparlanmadan kaynaklanmadığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:

"Görünürdeki bu iyileşme büyük ölçüde gerçek anlamda borç yükünün azaltılması veya mali konsolidasyondan ziyade, nominal büyümeyi artıran ve borç oranlarının yükselmesini engelleyen yüksek enflasyondan kaynaklanmaktadır."

Küresel ölçekte kamu borçlarının GSYH'ye oranı yüzde 92,4'ten yüzde 94,7'ye ve finansal olmayan şirketlere ait borçların oranı yüzde 89'dan yüzde 89,9'a çıktı. Buna karşılık hanehalkı borçluluk oranı yüzde 56,3'ten yüzde 55,8'e ve finansal sektör borçları yüzde 71,5'ten yüzde 70,7'ye düştü.

Faiz Giderleri Yapay Zeka ve Savunmayı Geride Bıraktı

Rapordaki en çarpıcı verilerden biri, G7 ülkeleri özelinde kamunun ortalama borçlanma maliyetlerinin 2008 yılının ortasından bu yana en yüksek seviyesine ulaşması ve yıllık faiz giderlerinin yaklaşık yüzde 85 artması oldu. Gelişmiş ekonomiler, son bir yıl içinde yalnızca uluslararası piyasalarda işlem gören devlet tahvilleri için 3,5 trilyon dolar üzerinde faiz ödemesi gerçekleştirdi.

Devletlerin omuzladığı bu devasa faiz yükü; küresel yapay zeka yatırımları için tahmin edilen 2,6 trilyon dolar, savunma harcamaları için ayrılan 3,1 trilyon dolar ve enerji harcamaları için harcanan 3,4 trilyon dolar tutarlarının tamamını geride bırakarak, borçlanma piyasalarında yeni stratejilerin belirlenmesini zorunlu kılıyor.

Haberin EditörüEditör

İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu olan Okan AVŞAR, küresel teknoloji trendleri ve dijital ekonomi alanında uzmanlaşmış kıdemli bir haber editörüdür. Karmaşık dijital gelişmeleri, veri odaklı analizler ve tarafsız bir habercilik süzgecinden geçirerek okuyucuya aktaran AVŞAR, yayıncılık etiği ve doğruluk ilkeleri konusunda yüksek standartlara sahip profesyonel bir içerik üreticisidir.

Reklam