PİYASALAR:
Bulgar Levası28,54▲CUMHURIYETALTINI44.519,00▲Gümüş91,96▲Ons Altın0,00▲Gram Altın6.648,57▲AZN29,14▲Dolar49,53▲İsviçre Frangı60,19▲Sterlin66,13▲Euro55,81▲Kuveyt Dinarı159,66▲Yarım Altın21.526,37—Çeyrek Altın10.763,18—14-ayar-altin3.752,30—gram-has-altin6.618,96▲Tam Altın42.921,08—Ata Altın44.500,99—18-ayar-altin4.805,58—Gram Altın3.250,00—BIST 10010.000,00—Bulgar Levası28,54▲CUMHURIYETALTINI44.519,00▲Gümüş91,96▲Ons Altın0,00▲Gram Altın6.648,57▲AZN29,14▲Dolar49,53▲İsviçre Frangı60,19▲Sterlin66,13▲Euro55,81▲Kuveyt Dinarı159,66▲Yarım Altın21.526,37—Çeyrek Altın10.763,18—14-ayar-altin3.752,30—gram-has-altin6.618,96▲Tam Altın42.921,08—Ata Altın44.500,99—18-ayar-altin4.805,58—Gram Altın3.250,00—BIST 10010.000,00—

85 Tuzlu Gölde Tehdit Altındaki 200 Tür Risk Altında

26 bilim insanının araştırması, 85 tuzlu göldeki 200 türün iklim değişikliği ve aşırı su kullanımı nedeniyle tehdit altında olduğunu ortaya koydu.

Yorumla Haber Merkezi
Yayınlanma
Güncelleme
3 DkOkuma Süresi
85 Tuzlu Gölde Tehdit Altındaki 200 Tür Risk Altında

İklim değişikliği ve aşırı su kullanımı, IUCN kırmızı listesinde yer alan 200 türe ev sahipliği yapan tuzlu gölleri tehdit ediyor. AA'nın aktardığına göre, Nature Communications dergisinde eylülde yayımlanan ve İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü ve Jeomikrobiyoloji-Biyojeokimya Laboratuvarı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurgül Balcı dahil 26 bilim insanının hazırladığı uluslararası araştırma, dünya genelindeki 85 tuzlu gölü mercek altına aldı.

Tuzlu Göllerin Göz Ardı Edilen Koruma Değerleri başlıklı çalışmada, uzun dönem ortalama tuzluluğu litre başına 1 gram üzerinde olan göller incelendi. Küresel göl su hacminin yüzde 45'inden fazlasını ve göl yüzey alanının yüzde 23'ünü oluşturan bu sularda tuzluluk değerleri litre başına 1 gram ile 375 gram arasında değişiyor. Araştırmacılar çalışma kapsamında 27 soda gölü, 40 iç kesim sülfat ve klorür gölü ile 18 kıyı deniz suyu kökenli gölü değerlendirdi.

İncelenen göllerle bağlantılı olan ve kırmızı listede tehdit altında veya tehdide yakın kategorisinde bulunan 200 türün yüzde 53'ünü kuşlar oluşturuyor. Listede balık, memeli, sürüngen, amfibi ve omurgasızlar da bulunurken, tespit edilen yaklaşık 500 farklı baskın plankton türünün hiçbiri tehdit altında sınıflandırılmıyor. Göllerdeki tuzluluk seviyesi arttıkça göl başına düşen tehdit altındaki tür sayısı azalıyor, ancak yüksek tuzluluğa sahip bazı göller başka hiçbir alanda yaşamayan canlıları barındırıyor.

Göl Başına Ortalama 5 Ekosistem Hizmeti

Araştırma, incelenen tuzlu göllerin her birinin ortalama 5 farklı ekosistem hizmeti sunduğunu ortaya koydu. Değerlendirilen 11 temel ekosistem hizmeti kategorisinde, göllerin yüzde 88,4'ünde bilimsel araştırmaları destekleme, yüzde 83,7'sinde turizm ve rekreasyon hizmetleri tespit edildi. Diğer kullanım oranları atık su deşarjında yüzde 41,9, tuz madenciliğinde yüzde 25,6, balık dışı biyokütle hasadında yüzde 24,4 ve balıkçılıkta yüzde 19,8 olarak kayıtlara geçti.

İlgili bir başka gelişmeyi de buradan okuyabilirsiniz:

Ekonomik ve sosyal kullanım yoğunluğunda ise balıkçılık yapılan alanlarda ortalama av miktarı kilometrekare başına yılda 2,2 ton olarak hesaplandı. Rekreasyon amaçlı kullanılan göllerde kilometrekare başına yıllık ziyaretçi sayısı 1,1 milyon seviyesine ulaşırken, tuz madenciliği yapılan sahalarda ortalama üretim kilometrekare başına yılda 4 bin 492 ton oldu.

İklim Değişikliği ve Havza Yönetimi Uyarısı

Kapalı havzalardaki bu hassas su kütlelerinin yağış, buharlaşma ve insan müdahalesinden doğrudan etkilendiğini vurgulayan Prof. Dr. Nurgül Balcı, su seviyesinin düşmesiyle artan tuzluluğun planktonlardan kuşlara tüm besin ağını bozabileceğini ve tuzlu toz taşınımı yaratabileceğini belirtti.

"İlk ve en önemli adım, yalnızca gölü değil gölü besleyen bütün havzayı yönetmek ve korumaktır. Tuzlu göllerde gölden kilometrelerce uzaktaki bir sulama projesi, yer altı suyunun aşırı çekilmesi veya akarsuların yönünün değiştirilmesi, yıllar sonra göl seviyesinde ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle koruma politikaları göl kıyısında başlayıp bitmemelidir."

Gündem kategorisinden bir başka haber:

Göl seviyesi, tuzluluk, yer altı suyu ve biyolojik çeşitliliğin uzun vadeli izlenmesini ve iklim koşullarına göre güncellenen göle özgü yönetim planları yapılmasını öneren Balcı, yerel halk, bilim insanları, kamu kurumları ve su kullanıcılarının karar süreçlerinde yer alması gerektiğini bildirdi. Türkiye'deki tuzlu ve alkali göllerin iklim uyumu ve biyoçeşitlilik açısından doğal laboratuvar niteliği taşıdığına işaret eden Balcı, göllerin kaybının mikrobiyal ekosistemler ve toplumsal faydaların da kaybı anlamına geleceğini aktardı.

Kaynak: İstanbul Teknik Üniversitesi

Bu haberi nasıl buldunuz?Görüşünüz bizim için değerli.
Haber MerkeziÇevrimiçi

Yorumla Haber Merkezi, kurumların açıklamaları ve gün içindeki gelişmeleri derleyerek okurlara aktaran haber masasıdır. Düzeltme ve bilgi talepleri için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

Bu web sitesini kullanmaya devam ederek, çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı Ziyaret edin. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.