Fon soruşturması kapsamında yürütülen operasyonlarda bugüne kadar toplam 76 şüpheli hakkında adli işlem yapıldığı, 45 şüphelinin ise tutuklandığı bildirildi. Konuya ilişkin ayrıntılar Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından kamuoyuyla paylaşıldı.
Devlet Kurumlarının Koordineli Çalışması
Vatandaşların birikimlerinin korunması, mali sistemin güvenliğinin tesis edilmesi ve suçtan elde edilen gelirlerin izinin sürülmesi amacıyla resmi kurumların ortak bir çalışma yürüttüğü ifade edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki süreç, ilgili devlet birimlerinin güçlü iş birliğiyle sürdürülüyor.
Yürütülen soruşturmanın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde gerçekleştiği kaydedildi. Operasyonlarda Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) destek verirken, saha çalışmaları İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülüyor.
Şüpheliler Hakkındaki Adli Süreç
Gerçekleştirilen operasyonların bilançosuna göre, soruşturma kapsamında şu ana kadar 76 şüpheli adli makamların önüne çıkarıldı. Bu kişilerden 45 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Soruşturma dosyasında yer alan diğer şüphelilerle ilgili adli tedbirlerin sürdüğü aktarıldı. Buna göre, 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulanırken, 12 şüpheli için ise yakalama süreçlerinin başlatıldığı bilgisi paylaşıldı. Ayrıca gözaltı süreci devam eden 14 şüphelinin işlemlerinin sürdüğü kaydedildi.
Mal Varlıklarına El Konuldu ve Yakınları Kapsama Alındı
Soruşturma çerçevesinde mağduriyetlerin önlenmesi ve mal kaçırma girişimlerinin engellenmesi amacıyla mali tedbirler en üst düzeyde uygulanıyor. Tüm fon sahipleri ile yönetici kademelerinde bulunan şüphelilerin mal varlıklarına el konulduğu açıklandı.
Alınan tedbirlerin bununla sınırlı kalmadığı, soruşturma kapsamındaki kişilerin birinci derece yakınlarının da mal varlıklarının dondurulduğu ifade edildi.
"Hiç Kimse Hukukun Üzerinde Değildir"
Vatandaşların süreç boyunca müsterih olması gerektiğini vurgulayan Bakan Akın Gürlek, hukukun üstünlüğü ilkesine dikkat çekti. Hiç kimsenin unvanı veya gücü nedeniyle ayrıcalıklı olmadığını belirtti.
"Kimse korunmamakta, kimse kayırılmamaktadır! Delillerin ortaya koyduğu sorumluluk zinciri takip edilmektedir."
Sorumluluğu bulunan tüm kişilerin yargı önünde hesap vereceği ve mağdur edilen vatandaşların haklarının sonuna kadar korunacağı yinelendi.

