Edirne'nin Enez ilçesine bağlı Şehitler Köyü sınırları içerisinde planlanan bentonit ocağı kapasite artışı ve tesis ilavelerine ilişkin ÇED sürecinde halk tepkisi büyüyor. 24 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen toplantıda bölge halkı projeye karşı çıkarken, yetkililere 153 adet itiraz dilekçesi teslim edildi.
ÇED Toplantısında Halktan Projeye Sert Tepki
Enez ilçesindeki Şehitler Köyü’nde gerçekleştirilen Halkın Bilgilendirilmesi ve Sürece Katılımı Toplantısı'na kamu kurumları, yatırımcılar ve yöre halkı katıldı. Toplantıda söz alan Keşan Kent Konseyi temsilcileri ile köy sakinleri, projeye yönelik kaygılarını açık bir şekilde dile getirdi.
Yurttaşlar; tarım arazilerinin, su kaynaklarının ve ormanlık alanların zarar göreceğini belirtti. Bentonit ocağı kapasite artışının yanı sıra kırma-eleme, öğütme ve paketleme tesisi revizyonunun bölge yaşamını olumsuz etkileyeceğini savundu.
Keşan Kent Konseyi'nden Kurumlara Çağrı
Toplantıda konuşma yapan Keşan Kent Konseyi Başkanı Hasan Karagöz, projenin bölgenin geleceğini tehdit ettiğini vurguladı. Karagöz, Hasköy, Şehitler, Işıklı ve Çandır köylerindeki vatandaşların ortak tepkisini yetkililere aktardı.
"Özellikle rica ediyorum. Buradayız… İmarı, Ormanı, Devlet Su İşleri, Çevre Şehirciliği ve görüş belirtecek tüm kurumlara sesleniyorum… Onlardan şunu özellikle istiyoruz: Bundan sonraki yaşantılarında kendi çocuklarını kedi kumu ile besleyeceklerse olumlu görüş versinler. Yok, ‘Bizim çocuklarımız kedi kumu yemez’ diyorlarsa, bu köylerin çocukları da kedi kumu yemez… İçlerinden bir kurum dahi olsa hayır uygun değil dediği takdirde bu dosyanın bir daha açılmamak üzere kapanacağını biliyoruz."
153 İtiraz Dilekçesi Teslim Edildi
Toplantı sonunda yurttaşlar tarafından hazırlanan 153 adet itiraz dilekçesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkililerine resmi olarak verildi. Proje alanının daha önce yaklaşık 40 bin dekar ve 5 köyü kapsadığı, yapılan revizyonla 19 bin 940 dekara ve 4 köye düşürüldüğü bilgisi paylaşıldı.
Bölge halkı, tarımsal üretimin ve doğal yaşam alanlarının korunması amacıyla hukuki ve toplumsal mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti.

