Hierapolis kazılarında yeni mermer yapılar gün ışığına çıkarıldı
Tofaş'ın 2005'ten bu yana desteklediği Hierapolis Antik Kenti kazılarının 2026 sezonunda, Nymphaeum bölgesinde yeni mermer yapılara ulaşıldı.

Tofaş tarafından 2005 yılından bu yana desteklenen Hierapolis Antik Kenti kazılarının 2026 sezonunda yeni mermer yapılar keşfedildi. Şirketten yapılan açıklamaya göre, 1988 yılından beri UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan alandaki çalışmalar kazı, restorasyon ve koruma odaklı ilerliyor.
Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, kültürel mirasın korunmasını bir sponsorluk ilişkisinden ziyade geleceğe yapılan uzun vadeli bir yatırım olarak gördüklerini ifade etti. Toplumsal gelişmeyi destekleyen projelere odaklandıklarını belirten Eroldu, T. C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Denizli Valiliği'ne teşekkürlerini iletti.
“Güçlü bir toplumun, iş dünyasında kalıcı başarının da temel unsurlarından biri olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle toplumsal gelişmeyi destekleyen, ülke ekonomisine katkı sağlayan ve toplum için kalıcı değer yaratan projelere uzun yıllardır yatırım yapıyoruz.”
“Kültürel mirasa verdiğimiz desteğe de aynı anlayışla yaklaşıyoruz. Hierapolis bu yaklaşımımızın en uzun soluklu ve en değerli örneklerinden biri. Kültürel mirasa desteğimizi bir sponsorluk ilişkisi olarak görmüyor; eserlerin korunmasına katkı vermeyi, geleceğe yapılan bir yatırım olarak değerlendiriyoruz.”
Açıklamada ayrıca kazı ekiplerinin çabalarına dikkat çekildi. Alana 1978'de asistan olarak gelip 2000 yılında kazı başkanlığını üstlenen ve yaklaşık 40 yıl görev yapan Prof. Dr. Francesco D’Andria ile mevcut Kazı Başkanı Prof. Dr. Grazia Semeraro yönetimindeki ekibin çalışmalarının önemine vurgu yapıldı.
Bu konuda daha önce yayınladığımız bir başka haber:
Cehennem Kapısı ve Arkaik Dönem İzleri
Bugüne kadar Frontinus Kapısı, Antik Tiyatro, Nekropol ve San Filippo Matriumu gibi alanlarda yürütülen çalışmalara destek verildi. 2013 yılında başlayan Ploutonion Kutsal Alanı (Cehennem Kapısı) kazılarında ise Arkaik Dönem'e ait izlere ve Friglere ait Kibele kabartmasına ulaşıldı. Bu bulgular, kentin MÖ 3. yüzyılda kurulduğu kabul edilirken tarihini yaklaşık 300 yıl geriye götürdü.
Yeni verilere göre bölgedeki mağara, kentin kuruluşundan önce MÖ 6. yüzyılda kutsal alan olarak kullanılıyordu. Yaklaşık 35 derece sıcaklığındaki termal suyun çıktığı doğal boşlukta yer alan ve yeraltı tanrısı Hades ile ilişkilendirilen alanda, yerel mermerden yapılmış bir Hades heykeli bulundu. Söz konusu eser günümüzde Denizli Arkeoloji Müzesi envanterinde korunuyor.
Ploutonion'daki araştırmalar, antik tarihçi Strabon tarafından anlatılan ölümcül gazlara ilişkin bilgileri de doğruladı. Kazılar sırasında ortaya çıkarılan kuş kemikleri ve çeşitli bulgular, antik kaynaklardaki bu doğa olaylarına dair anlatıları destekleyen önemli kanıtlar sundu.
Fay Hattı Üzerindeki Antik Mühendislik
Son dönem kazılarının merkezinde ise Apollon Kutsal Alanı ve anıtsal Severuslar Nymphaeumu yer alıyor. 2022'den bu yana süren çalışmalarla Nymphaeum'un korunması, ziyaretçilere açılması ve güzergâhların geliştirilmesi amaçlanıyor. Araştırmalar, bu yapının doğrudan büyük bir deprem fayı üzerine inşa edildiğini gösterdi.
Gündem kategorisinden bir başka haber:
Termal suların fay hattı boyunca yüzeye çıkması ve bölgedeki gaz çıkışları, yapının konumlandırılmasında belirleyici oldu. Antik dönem mimarlarının sismik hareketliliğe karşı fay hattını aşan kemerlerle özel mühendislik çözümleri geliştirdiği anlaşıldı. Bu teknikle inşa edilen yapının günümüze ulaşan kısımlarının yüksekliği 12 metreyi aşıyor.
2026 Kazı Sezonu ve Restorasyon Hedefleri
Çalışmalar, 2026 yılı kazı sezonunda Nymphaeum'un önündeki alana doğru genişletildi ve kalın traverten tabakasının altında yeni mermer yapılar bulundu. Yapının kuzey köşesinde 2025 yılında özgün mimari elemanların yeniden birleştirilmesi işlemi (anastylosis) yapılırken, restorasyon süreci kazılarla eş zamanlı ilerlemeye devam ediyor.
Yeni sezonda üç sütunun daha özgün parçaları kullanılarak ayağa kaldırılması planlanıyor. Ayrıca cephede tekrar kullanılması mümkün olmayan orijinal mimari parçaların, Nymphaeum'un önünde özel olarak tasarlanacak çelik taşıyıcı sistemler üzerinde sergilenmesi hedefleniyor.

İstanbul Aydın Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü mezunu olan Okan AVŞAR, küresel teknoloji trendleri ve dijital ekonomi alanında uzmanlaşmış kıdemli bir haber editörüdür. Karmaşık dijital gelişmeleri, veri odaklı analizler ve tarafsız bir habercilik süzgecinden geçirerek okuyucuya aktaran AVŞAR, yayıncılık etiği ve doğruluk ilkeleri konusunda yüksek standartlara sahip profesyonel bir içerik üreticisidir.

