McKinsey Küresel Enstitüsü tarafından yayımlanan "Artçı Etkiler: Hürmüz Boğazı Krizinin Ötesinde Enerji Güvenliği" adlı rapora göre, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksamalar modern dönemin en büyük enerji arz kesintisi olarak kayıtlara geçti. ABD/İsrail-İran Savaşı öncesi dönemde bölgeden küresel petrol arzının ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'si geçiyordu.
Tarihi Enerji Şokunun Boyutları
Kesintinin en yoğun olduğu dönemde küresel petrol ve gaz arzının yüzde 14'ü sekteye uğradı. Bu oran, 1970'lerdeki petrol şoklarının etkisinden iki kat, Rusya-Ukrayna savaşının 2022'deki en yüksek etkisinden ise altı kat daha fazla gerçekleşti. Etkilenen enerji arzının yüzde 91'ini petrol oluştururken, doğal gaz tarafında küresel etki daha sınırlı kalarak arzın yalnızca yüzde 3'ü doğrudan etkilendi.
Alternatif Rotalar ve Stratejik Stoklar Devrede
Kriz döneminde akışın günlük yaklaşık 3,3 milyon varillik bölümü devam ederken, yerine konulması gereken petrol açığı günlük yaklaşık 15,5 milyon varil olarak hesaplandı. Bu miktarın yüzde 35'i alternatif boru hatları ve üretim artışıyla karşılandı. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı Ham Petrol Boru Hattı ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin Fucayra'ya uzanan hattı yoğun kullanıldı. Ayrıca Brezilya, Kazakistan, ABD ve Venezuela ilave üretim sağladı.
İhtiyaçları karşılamak için küresel stoklardan günlük yaklaşık 3,5 milyon varil petrol kullanıldı. Bunun 2,5 milyon varillik kısmı Uluslararası Enerji Ajansı üyelerinin koordineli stok kullanımından, 1 milyon varili ise Çin'den geldi. Kalan açığın yüzde 45'lik kısmı ise günlük 6,8 milyon varillik petrol tüketimi düşüşüyle dengelendi.
Rafineri Kayıpları ve Geleceğe Yönelik Projeler
Ağustos ayı sonu itibarıyla küresel çapta stoklardan yaklaşık 500 milyon varil harcandı. Körfez'deki rafinerilerde üretim dörtte birinden fazla düştü, temmuz ortasında Rusya'daki rafineri kapasitesinin günlük yaklaşık 2 milyon varili devre dışı kaldı. Suudi Arabistan'ın Doğu-Batı hattının eylülde geçici kapatılması da kırılganlığı artırdı.
Rapora göre, 2030'a kadar devreye sokulabilecek yeni projelerle olası şoklarda günlük 7 milyon ila 15,5 milyon varillik akış telafi edilebilir. Gündemdeki projeler arasında Irak-Türkiye arasında tartışılan boru hattı seçeneği de yer alıyor. Süreç, alternatif arz kaynakları ve talep yönetiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

