İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda gerçekleştirdiği hitap, küresel çapta eşzamanlı tepkilere sahne oldu. Bölgedeki devam eden askeri operasyonlara karşı tavır alan çok sayıda ülke temsilcisi, İsrailli lider kürsüye çıktığı anda genel kurul salonunu topluca boşalttı.
Esedi'den Lahey Vurgusu ve Sert Eleştiri
Hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından çıkarılmış bir yakalama kararı bulunan siyasetçiye böylesi bir kürsünün tahsis edilmesi, diplomatik çevrelerde ciddi rahatsızlık yarattı. Konuyla ilgili ilk ve en sert değerlendirmelerden birini yapan Esedi, hedefteki ismin uluslararası bir platformda değil, doğrudan mahkeme salonunda hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
"BM barışı muhafaza etmek ve adaleti tesis etmek için kuruldu, savaş suçlularına konuşmalarına platform sunmak için değil."
Genel Kurul Salonunda Diplomatik Rest
Uluslararası basına yansıyan bilgilere göre, büyük salonun terk edilmesi eylemi planlı ve güçlü bir diplomatik rest olarak kayıtlara geçti. Yabancı heyetler; Gazze'de yaşanan insanlık felaketini ve ilan edilen ateşkese rağmen hız kesmeyen askeri operasyonları protesto etmek amacıyla bu radikal adımı attı.
Salonun boşalmasına yol açan diğer kritik gerekçeler arasında, işgal altındaki Batı Şeria'da artarak devam eden toprak gaspları da bulunuyordu. Ayrıca Tel Aviv yönetiminin Suriye ve Lübnan'ı hedef alan son sınır ötesi saldırıları, delegasyonların bu sert boykotu benimsemesinde kilit rol oynadı.
Sokaklarda Tarihi Kalabalık ve Yükselen Sesler
Diplomatik alandaki soğuk rüzgarlar eserken, toplantı binasının dışındaki alanlar da yüzlerce sivil aktivistin öfkeli eylemlerine ev sahipliği yaptı. Filistin halkına destek amacıyla bir araya gelen dev kalabalık, bölge ülkelerine karşı da saldırgan politikalar yürüten bir yöneticinin kürsüye çıkarılmasının hiçbir şekilde adil olmadığını savundu.
Geniş güvenlik çemberi altında toplanan insan hakları savunucuları, tepkilerini hep bir ağızdan dile getirerek İsrail yönetimine karşı şu çarpıcı mesajları haykırdı:
"Savaşa hayır, silahlanmaya hayır, Filistin'e özgürlük"
"Netanyahu saklanamazsın, seni soykırımdan yargılayacağız"
Sonraki Süreç ve Hukuki Beklentiler
Hem resmi heyetlerin hem de sivil toplumun aynı anda sergilediği bu çifte boykot, İsrail'in diplomatik alandaki izolasyonunun geldiği boyutu gözler önüne seriyor. Önümüzdeki günlerde, uluslararası hukuk mekanizmalarının işletilmesi ve Lahey merkezli mahkeme kararlarının üye devletler tarafından nasıl uygulanacağı konusu, küresel diplomasinin en kritik gündem maddesi olmayı sürdürecek.

