Yerel haber kaynaklarının aktardığı bilgilere göre, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından bu sene dördüncüsü hayata geçirilen söyleşi, mesleğin duayenleri ile genç nesli buluşturdu. İtfaiyecilik Haftası etkinlikleri çerçevesinde, geçmiş yıllarda teşkilat merkezi olarak kullanılan Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM) binasında gerçekleşen organizasyona yoğun bir ilgi gösterildi.
Teşkilat Kültürü ve Geleceğe Aktarılan Miras
Buluşmada söz alan İtfaiye Dairesi Başkanı Ahmet Karaman, şube müdürleri ve her iki kuşaktan itfaiyecilerin hazır bulunduğu ortamda meslek aidiyetine dikkat çekti. Teknolojinin ve araçların zamanla değişmesine rağmen takım ruhunun ve fedakarlığın baki kaldığını vurgulayan Karaman, etkinliğin kurumsal hafızayı diri tuttuğunu aktardı.
"Karşımda, hayatlarının önemli bir bölümünü bu teşkilata adamış büyüklerimizi görüyorum. Yanlarında ise bugün bu kutsal mesleği omuzlayan genç arkadaşlarımız var. Aslında hepimiz aynı hikâyenin farklı sayfalarıyız."
"Bu buluşma; geçmişle bugün arasında kurulmuş bir köprüdür. Bu teşkilatın hafızasını yaşatmak, verilen emeği unutmamak ve yılların tecrübesini geleceğe taşımak adına çok kıymetlidir."
Unutulmaz Meslek Anıları ve Karavan Yolculukları
Söyleşi esnasında eski çalışanlar, mesleğe başlama serüvenlerini ve hafızalarına kazınan kurtarma operasyonlarını dinleyicilerle paylaştı. İş arayışındayken ablasının "Beğenmezsen çıkarsın" tavsiyesiyle zoraki olarak teşkilata katılan Ramazan Doğan, zamanla mesleğine nasıl tutkuyla bağlandığını anlattı.
"İyi ki ablamı dinledim. Zorla girdiğim bu mesleği çok sevdim. O kadar sevdim ki kovsalar gitmezdim. Bu itfaiye kulesinde 20 yılım geçti."
Yıllarca Aliağa yöresinde hizmet vermiş Muharrem İnalbay ise farklı bir emeklilik öyküsü sundu. Görevini tamamladıktan sonra edindiği karavanla Türkiye'yi dolaşmaya başlayan emekli itfaiyeci, ziyaret ettiği her ilde mutlaka yerel itfaiye merkezlerine uğradığını ifade etti.
Usta Çırak İlişkisi ve Kesintisiz Görev Bilinci
Mesleğin sadece teorik eğitimlerle değil, bizzat sahada pişen usta-çırak bağlarıyla şekillendiğini anlatan emekli personel Ufuk Zorluoğlu, zor zamanlarda birlikte hareket etmenin başarıdaki kilit rolüne değindi. İtfaiyeciliğin mesai saatleriyle sınırlı kalmadığını, günlük yaşama da işlediğini belirten tecrübeli isim, izinli günlerde dahi siren sesini duyduklarında müdahale etme arzusu taşıdıklarını kaydetti.
"İzinde olduğun zaman yangın, kurtarma görevleri çıkınca bulunduğun yerde rahatça oturamıyorsun. Mutlaka yardıma gitmek istiyorsun. Mutlaka birlik beraberlik içinde olman lazım. Bu şekilde başarıyı yakalıyoruz. Biz o şekilde büyüdük, yetiştik."
Deneyimlerin ve hatıraların birinci ağızdan genç nesle aktarıldığı organizasyon, itfaiyecilik mesleğinin barındırdığı manevi değeri bir kez daha gözler önüne serdi. Gelecek yıllarda da sürdürülmesi hedeflenen bu özel buluşmaların, yeni personelin teşkilat aidiyetini güçlendirmeye devam edeceği belirtiliyor.

