PİYASALAR:
18-ayar-altin4.812,49▲14-ayar-altin3.757,70▲gram-has-altin6.559,00▲Bulgar Levası28,34▼Dolar49,18▲Cumhuriyet Altını44.309,00▼Ons Altın4.169,38▲Gümüş97,04▲Euro55,45▲Sterlin65,38▲İsviçre Frangı59,23▲Gram Altın6.591,96▲Çeyrek Altın10.778,65▲Yarım Altın21.557,31▲Tam Altın42.982,77▲Ata Altın44.564,96▲Kuveyt Dinarı159,17▼AZN28,93▲BIST 10010.000,00—Gram Altın3.250,00—18-ayar-altin4.812,49▲14-ayar-altin3.757,70▲gram-has-altin6.559,00▲Bulgar Levası28,34▼Dolar49,18▲Cumhuriyet Altını44.309,00▼Ons Altın4.169,38▲Gümüş97,04▲Euro55,45▲Sterlin65,38▲İsviçre Frangı59,23▲Gram Altın6.591,96▲Çeyrek Altın10.778,65▲Yarım Altın21.557,31▲Tam Altın42.982,77▲Ata Altın44.564,96▲Kuveyt Dinarı159,17▼AZN28,93▲BIST 10010.000,00—Gram Altın3.250,00—

Mahkeme Osman Kavala’yı tahliye için derhal serbest bırakma sonucuna vardı

AİHM Büyük Dairesi, Osman Kavala kararıyla Türkiye’nin en kısa sürede tahliye ve manevi tazminat adımlarını atması gerektiğini bildirdi.

Buğra TAŞ
Yayınlanma
Güncelleme
4 DkOkuma Süresi
Mahkeme Osman Kavala’yı tahliye için derhal serbest bırakma sonucuna vardı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi, yaklaşık dokuz yıldır tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala hakkında beklenen kararını verdi. AİHM Başkanı Mattias Guyomar tarafından açıklanan kararda, Kavala’ya ilişkin mahkûmiyetin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında çeşitli hak ihlallerine yol açtığı kaydedildi. Guyomar, alınan kararın Türkiye açısından Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılması yönünde açık bir sonuç ortaya koyduğunu söyledi.

Kararla birlikte AİHM, Kavala’ya manevi zarar nedeniyle tazminat ödenmesine de hükmetti. Guyomar, kararın bu bölümünde mahkûmiyet kararının yol açtığı manevi zarar bakımından tazminat ödenmesine karar verildiğini, ayrıca bireysel ve genel tedbirlere ilişkin değerlendirmelerin ortaya konulduğunu aktardı.

İfade özgürlüğü ve toplantı/örgütlenme özgürlüğü kapsamındaki değerlendirme

Kararda, Kavala’nın mahkûmiyetine dayanak olarak gösterilen faaliyetlerin niteliğine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Mahkeme, söz konusu faaliyetlerin önemli bölümünün; kamuoyundaki tartışmalara katılım, sivil toplum çalışmaları için destek verme, bilgi paylaşımı ve Gezi Parkı olaylarıyla bağlantılı savunuculuk faaliyetlerinden oluştuğunu vurguladı.

Buna göre mahkeme, bu faaliyetlerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi kapsamında ifade özgürlüğü ile 11. maddesi kapsamında toplantı ve örgütlenme özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Müdahalenin “kanunla öngörülmüş” olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varan mahkeme, ilgili maddelerin ihlal edildiğine hükmetti.

“Cebir ve şiddet” unsuruna ilişkin tespitte Gezi Parkı’ndaki olaylarla nedensellik bağının kurulamadığı aktarıldı

Kararda ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 312. maddesi kapsamında düzenlenen suçun cebir ve şiddet unsurunu içerdiği hatırlatıldı. Mahkeme, Kavala’nın eylemleri ile Gezi Parkı protestoları sırasında yaşanan şiddet olayları arasında mahkemelerce somut bir nedensellik bağının kurulamadığını ifade etti.

Hukukun üstünlüğü vurgusu: AİHM kararlarının anayasal bağlayıcılığı

AİHM Büyük Dairesi, kararın Türkiye açısından taşıdığı anayasal öneme de dikkat çekti. Kararda, AİHM kararlarına uyma yükümlülüğünün yalnızca uluslararası hukuktan kaynaklanan bir sorumluluk olmadığı; Türkiye’nin anayasal düzeni açısından da bağlayıcı olduğu belirtildi. Mahkeme bu değerlendirmeyi şu ifadelerle aktardı:

“....Türkiye'de anayasal bir değere sahip olduğunu belirtmektedir. Bu nedenle, Mahkeme'nin kararlarını icra etme yükümlülüğü sadece bir uluslararası hukuk meselesi değil, aynı zamanda Anayasa'nın 2. maddesinde belirtildiği üzere hukukun üstünlüğünün bağlayıcı bir gereğidir.”

Kararda, tespit edilen hak ihlallerinin niteliği nedeniyle Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılması gerektiği vurgulandı. Mahkeme ayrıca, ihlal gerçekleşmemiş olsaydı başvurucunun bulunacağı duruma mümkün olduğunca geri dönülmesi gerektiğini de altını çizdi.

Mahkûmiyetin yok hükmünde sayılması ve iç hukukta yargılamanın yenilenmesi imkânı

AİHM’nin kararında Osman Kavala’nın mahkûmiyetine ilişkin dikkat çeken bir başka değerlendirme daha yer aldı. Mahkeme, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi açısından Kavala’nın ceza mahkûmiyetinin yok hükmünde, hükümsüz ve geçersiz sayılması gerektiğini ifade etti.

Kararda, AİHS ihlalinin kesinleşmiş bir kararla tespit edilmesinin ardından iç hukukta yargılamanın yenilenmesi imkanının bulunduğu hatırlatıldı. Türkiye’nin ise tespit edilen ihlallerin sonuçlarını ortadan kaldırmak amacıyla gerekli tüm uygun tedbirleri alması gerektiği belirtildi.

Yargı bağımsızlığına ilişkin sistemik sorun tespiti

AİHM Büyük Dairesi, kararında yalnızca Kavala dosyasına ilişkin bireysel değerlendirmelerle sınırlı kalmadı. Mahkeme, Osman Kavala davasının sistemik bir soruna işaret ettiğini; özellikle siyasi açıdan hassas dosyalarda yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda yapısal eksiklikler bulunduğunu değerlendirdi.

Bu kapsamda hakimler üzerindeki haksız baskılara karşı kurumsal güvencelerin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Mahkeme ayrıca ceza yargılamalarının adaletin düzgün işleyişiyle ilgisi bulunmayan amaçlarla kullanılmasının önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Tutukluluk, suç tanımları ve yeni kovuşturmalar için önlem çağrısı

  • Tutukluluğun aşırı şekilde kullanılması
  • Geniş kapsamlı suç tanımlarına başvurulması
  • Art arda yeni kovuşturmalar yürütülmesi

AİHM ve AYM kararlarının eksiksiz ve gecikmeksizin uygulanması istendi

Kararda, yalnızca AİHM kararlarının değil, Türkiye’deki Anayasa Mahkemesi kararlarının da eksiksiz ve gecikmeksizin uygulanmasının önemine dikkat çekildi. AİHM, bu kararların uygulanmasının hukuk devleti açısından temel bir gereklilik olduğuna vurgu yaptı.

Müebbet hapis cezalarında tahliye imkânına ilişkin sistemik sorun

AİHM kararında Türkiye’deki ceza sistemiyle ilgili bir başka sistemik soruna da işaret edildi. Mahkeme, Sözleşme’nin 3. maddesi kapsamında yaptığı değerlendirme doğrultusunda, tahliye imkânı bulunmayan müebbet hapis cezaları konusunda Türkiye’de ayrıca sistemik bir sorun bulunduğu sonucuna vardı. Kararda bu sorunun giderilebilmesi için uygun yasal düzenlemelerin yapılması gerektiği belirtildi.

Kaynak: Haber Merkezi

Bu haberi nasıl buldunuz?Görüşünüz bizim için değerli.
EditörÇevrimiçi

Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olan Buğra TAŞ, gündem analizi, kamu politikaları ve sosyal gelişmeler üzerine odaklanan araştırmacı bir editördür. Haber metinlerini oluştururken olayların toplumsal

Bu web sitesini kullanmaya devam ederek, çerezlerin kullanılmasına izin vermiş olursunuz. Gizlilik ve Çerez Politikamızı Ziyaret edin. Gizlilik ve Çerez Politikamızı ziyaret edin.