Bilim dünyasındaki hızlı ilerlemeler çocuk sahibi olma yolculuğunu kökten değiştirirken, bilim kurgu filmlerini aratmayan teknolojiler tüp bebek laboratuvarlarında yerini almaya başladı. Acıbadem Maslak Hastanesi Tüp Bebek ve Üreme Sağlığı Merkezi bünyesinde görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, yeni dönemin daha fazla işlem yapmaktan ziyade doğru embriyo ile doğru tedaviyi en hassas şekilde seçmeye odaklandığını ifade etti.
Zaman Atlamalı Görüntüleme Sistemiyle Kesintisiz Takip
Milyonlarca çiftin umudu olan tüp bebek süreçlerinde laboratuvar imkanlarının çok ileri bir seviyeye ulaştığını belirten Prof. Dr. Bülent Tıraş, klasik yöntemlerin ötesine geçildiğini vurguladı. Prof. Dr. Bülent Tıraş, "Artık yumurta ile spermin laboratuvarda buluşturulmasının ötesinde bir dönemden söz ediyoruz. Embriyonun gelişimi saat saat takip edilebiliyor, genetik özellikleri transferden önce değerlendirilebiliyor hatta yapay zekadan hangi embriyonun öncelikli olarak transfer edilebileceği konusunda destek alınabiliyor" dedi.
Tedavideki en kritik aşamalardan biri olan embriyo seçiminde zaman atlamalı yani time-lapse görüntüleme sistemleri devreye giriyor. Bu özel sistemler sayesinde embriyolar cihaz dışına çıkarılmadan belirli aralıklarla fotoğraflanarak gelişim süreçleri adeta bir film gibi izlenebiliyor.
Yapay Zeka Destekli Embriyo Değerlendirme Süreçleri
Gelişmiş laboratuvar teknolojileri arasında yer alan yapay zeka sistemleri, embriyo gelişimine ait tüm görüntüleri detaylı bir şekilde analiz ediyor. Uzmanların karar mekanizmalarını destekleyen bu yapılar sayesinde embriyo kalitesi daha net değerlendirilebiliyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Bülent Tıraş, "Bu durum kulağa 'Bebeği yapay zeka seçiyor' gibi gelebilir. Ancak gerçek bundan daha farklı. Son kararı hala hekim ve embriyolog veriyor. Yapay zeka ise uzmanların karar sürecini destekleyebilecek yeni bir araç olarak araştırılıyor ve bazı merkezlerde kullanılıyor" şeklinde konuştu.
Preimplantasyon Genetik Testler ve Kişiselleştirilmiş Yaklaşım
Preimplantasyon Genetik Testleri yani PGT uygulamaları sayesinde embriyolar rahme transfer edilmeden önce genetik açıdan incelenebiliyor. Ailede tek gen hastalığı bulunması durumunda PGT-M tercih edilirken, kromozom sayısı farklılıkları için PGT-A kullanılabiliyor.
Ancak genetik testlerin her hastada gebelik garantisi sunmadığını belirten Prof. Dr. Bülent Tıraş, özellikle PGT-A testinin tüm hastalara rutin uygulanmasının canlı doğum oranını artırmadığını kaydetti. Bu nedenle testlerin hastanın yaşına, tıbbi öyküsüne ve tedavi özelliklerine göre planlandığı kişiselleştirilmiş bir döneme geçildi.
Hızlı Dondurma Teknolojileri ve Geleceğin Robotik Sistemleri
Tedavi süreçlerini değiştiren bir diğer önemli yenilik ise hızlı dondurma yöntemi olan vitrifikasyon teknolojisi olarak öne çıkıyor. Bu yöntemle yumurta ve embriyolar güvenle saklanabiliyor.
Gelecekte tüp bebek merkezlerinin çok daha farklı teknolojilere ev sahipliği yapacağını belirten Prof. Dr. Bülent Tıraş, "Belki de geleceğin tüp bebek merkezlerinde bugünkünden çok daha farklı laboratuvarlarla karşılaşacağız. Görüntü destekli robotik mikropipet sistemleri, otomatik embriyo değerlendirme teknolojileri, mikroakışkan kültür sistemleri ve yapay zeka destekli analizler araştırmaların odağında" dedi. Prof. Dr. Bülent Tıraş ayrıca en pahalı veya en teknolojik yöntemin her zaman en yüksek başarıyı getirmediğini, başarının doğru teknolojinin doğru hastaya doğru zamanda uygulanmasıyla mümkün olduğunu sözlerine ekledi.

