Uzmanından Kemik Sağlığı Uyarısı: Osteoporozdan Korunma Anne Karnında Başlıyor
Prof. Dr. M. Emel Alphan, osteoporozdan korunmanın anne karnında başladığını belirterek, yeterli kalsiyum, D vitamini ve proteinin önemini vurguladı.

Kemik kütlesindeki azalma ve kemik yapısındaki bozulmayla ortaya çıkan osteoporoz, kırık riskini artırıyor. Dünya Osteoporoz Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Atlas Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Emel Alphan, osteoporozdan korunmada çocukluk ve gençlik döneminden itibaren yeterli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekti.
Kalsiyum, D vitamini ve proteinin yeterli alımının kemik sağlığı açısından kritik olduğunu belirten Prof. Dr. Alphan, osteoporozdan korunmaya bebeklik döneminde, hatta anne karnında başlanması gerektiğini ifade etti. Annenin gebelik döneminde yeterli kalsiyum ve D vitamini almasının önemini vurgulayan Alphan, bilinçsizce uygulanan hızlı kilo verme diyetlerinin ve yetersiz beslenmenin kemik sağlığını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Osteoporozu, "kemik kütlesinde azalma, kemik mikro yapısında bozulma ve kemik dayanıklılığında azalma ile karakterize, kırık riskini artıran sistemik bir iskelet hastalığı" olarak tanımlayan Alphan, hastalığın en önemli özelliğinin kemiklerin giderek kırılgan hâle gelmesi ve düşük enerjili travmalarla kırık oluşabilmesi olduğunu belirtti.
D Vitamini ve Kalsiyum İhtiyacı
Yaşlanma, östrojen azalması, yetersiz kalsiyum ve D vitamini alımı ile fiziksel hareketsizliğin kemik kaybını hızlandırabileceğini belirten Prof. Dr. Alphan; sigara, aşırı alkol kullanımı, düşük vücut ağırlığı ve yetersiz beslenmenin de önemli risk faktörleri olduğunu kaydetti. D vitamininin bağırsaklardan fosfor emilimini destekleyerek kemik mineralizasyonuna katkıda bulunduğunu söyleyen Alphan, D vitamini eksikliğinin kas güçsüzlüğüne ve düşme riskinin artmasına yol açabileceğini ifade etti.
İlgili bir başka gelişmeyi de buradan okuyabilirsiniz:
D vitamininin besinlerle alınamayacağını ve güneşten sentezlendiğini hatırlatan Alphan, ülkemizde D vitamini yetersizliğinin sık görülmesi nedeniyle ek olarak alınmasının gerekebileceğini ancak aşırı alımdan da kaçınılması gerektiğini vurguladı. Adölesan döneminde ve 50 yaş üstü yetişkinlerde günlük kalsiyum alımının 1200 mg, diğer yaş dönemlerinde ise 1000 mg civarında olması gerektiği bilgisini paylaştı.
Süt ve süt ürünlerinin kalsiyumun temel kaynağı olduğunu belirten Alphan, günlük kalsiyum ihtiyacı için günde 3 porsiyon (750 g civarında) süt, yoğurt, kefir ve en az 1 porsiyon (60 g) peynir tüketilmesi gerektiğini ifade etti.
Bitkisel Kaynaklar ve Diyet Uyarıları
Bitkisel ürünlerde de kalsiyum bulunduğunu ancak miktarlarının yetersiz kalabileceğini veya emilimlerinin düşük olabileceğini kaydeden Prof. Dr. Alphan, ıspanaktaki kalsiyumun sadece yüzde 5'inin emildiğini örnek verdi. Bitkisel sütlerin kalsiyum içeriğine de değinen Alphan, ticari olarak zenginleştirilmiş ürünlerin süt kadar kalsiyum içerebileceğini ancak ev yapımı ürünlerde aynı beklentinin olmaması gerektiğini söyledi.
Gündem kategorisinden bir başka haber:
Toplumda osteoporozla ilgili doğru bilinen yanlışlara da dikkat çeken Alphan, kemik dokusunun yaşam boyu yenilendiğini ve menopozdan sonra süt tüketmeye başlamanın yeterli olmadığını vurguladı. Ayrıca, D vitamininin cam arkasından değil direkt güneşten alınması gerektiğini ve üzüm pekmezinin sanıldığının aksine iyi bir kalsiyum veya demir kaynağı olmadığını (30 mg/100g) belirtti. Gençlere, osteoporozdan korunmak için bugünden itibaren yeterli ve dengeli beslenmeye başlamaları tavsiyesinde bulundu.
Kaynak: Atlas Üniversitesi
Yorumla Haber Merkezi, kurumların açıklamaları ve gün içindeki gelişmeleri derleyerek okurlara aktaran haber masasıdır. Düzeltme ve bilgi talepleri için iletişim sayfasını kullanabilirsiniz.

