Jeopolitik gerilimler ve yükselen akaryakıt maliyetleri otomotiv sektöründe alternatif enerji arayışlarını hızlandırırken, Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre küresel elektrikli otomobil satışlarının yıl sonunda yaklaşık 23 milyon adede ulaşması bekleniyor. İklim kriziyle mücadele çerçevesinde karbon emisyonlarının azaltılması, elektrikli ve hidrojenli ulaşım çözümlerini giderek daha kritik hale getiriyor.
Toyota ve Scania'dan Ortak Hidrojen Projesi
İsveç merkezli Scania ile Japon otomotiv devi Toyota, Pilot Partner programı kapsamında güçlerini birleştirdi. Bu kapsamda 40 ağır hizmet aracına üçüncü nesil hidrojen yakıt hücresi sistemleri sağlanarak, söz konusu araçların lojistik operasyonlardaki performansı değerlendiriliyor.
Toyota Motor Corporation Yönetici Başkan Yardımcısı Hiroki Nakajima, şirketin resmi internet sitesinde yaptığı duyuruda ağır taşımacılığın stratejik önemine dikkat çekti.
"Ağır taşımacılık, hidrojen talebi ve altyapısının geliştirilmesinde kilit öneme sahiptir. Uzun menzil, yüksek kullanım oranı ve operasyonel verimliliğin kritik olduğu uygulamalarda hidrojen uygun bir çözümdür."
Nakajima, Toyota'nın üçüncü nesil yakıt hücresi sisteminin Scania müşterilerinin lojistik operasyonlarına entegre edilmesiyle hidrojenli mobilitenin Avrupa ağır taşımacılık sektöründeki rolünün artırıldığını kaydetti. Scania Teknolojiden Sorumlu Üst Yöneticisi Sara Forsberg de bu işbirliğiyle yakıt hücresi teknolojisinin zorlu gerçek dünya şartlarındaki performansını test etme fırsatı bulacaklarını ifade etti.
Yeşil Hidrojen ve Türkiye'deki Gelişmeler
Yeşil Hidrojen Üreticileri Derneği (H2DER) Başkanı Yusuf Günay, iki dünya devinin hidrojenli taşımacılık alanındaki işbirliğinin yeşil dönüşüm hassasiyetinin somut bir örneği olduğunu belirtti. İklim krizinin yarattığı ekonomik zararların kurumları ortak çalışmaya yönlendirdiğini vurguladı.
"Krizin sebebi, temelde karbon emisyonu, bunun da yüzde 72 oranında müsebbibi enerji sektörüdür. Bir seçenekten zorunluluğa dönüşen yeşil dönüşüm sürecinde, yeşil hidrojen en değerli alternatifler arasındadır. Yeşil hidrojen, yenilenebilir kaynaklardan elde edilen temiz elektrik vasıtasıyla üretilir, karbon salımı sıfırdır. Bu nedenle, yeşil hidrojen mutlaka günlük hayatımıza kadar ekonominin tüm süreçlerinde yer alacaktır, almaya başlamıştır."
Türkiye'nin de bu alanda kararlı adımlar attığını belirten Günay, hidrojenli lokomotifler için İngiltere ile anlaşma sağlandığını ve demiryollarında yeşil hidrojenin güçlü bir alternatif oluşturduğunu aktardı.
Yerel Girişimler ve Uluslararası İşbirlikleri
H2DER üyesi Biga H2 firmasının, Toyota-Scania işbirliğine benzer bir yerel girişim başlattığını aktaran Yusuf Günay, pilot uygulamalarla ilgili detayları paylaştı.
"Pilot bir uygulama ile hidrojenle çalışan ağır vasıtalar üretimi için çalışma başlamıştır. Hidrojen maliyeti ve istasyon kullanım oranı aşılabilir handikaplardır. Kamu kararlılığı, mevzuatın hızla tamamlanmasını sağlayacaktır. Fiyat konusu da temiz enerji için özel teşvik ve desteklerle gelişecektir."
Günay, yaklaşık 200 kilometre de bir dolum istasyonu öngörüldüğünü ve çok uluslu işbirliklerinin temel çözüm unsurları arasında yer aldığını belirtti. Alman H2Global Vakfı ile H2DER arasında imzalanacak işbirliği protokolünün temiz hidrojen ve düşük karbonlu ürün pazarlarının oluşumunu hızlandırması bekleniyor.

