Küresel Yapay Zeka Yönetişiminde ABD ve Çin Rekabeti: Kontrollü Teknobloklaşma Dönemi
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi raporuna göre ABD ve Çin öncülüğünde yeni yapay zeka blokları oluşuyor; uzmanlar süreci kontrollü teknobloklaşma olarak değerlendiriyor.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tarafından yayımlanan "Küresel Yapay Zeka Yönetişiminin Durumu ve ABD-Çin Zirvesine Etkileri" başlıklı rapora göre, küresel yapay zeka yönetişiminde ABD ve Çin öncülüğünde iki farklı yaklaşım belirginleşirken, Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında üçüncü bir kanal gelişiyor. ABD'nin Pax Silica girişimindeki ortak ülke sayısı haziranda 24'e yükselirken, Çin öncülüğünde temmuzda kurulan Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütüne (WAICO) 29 ülke kurucu olarak katıldı.
Farklı Ekonomik Yapılar ve Küresel Bloklar
Pax Silica katılımcıları ağırlıklı olarak yüksek gelirli ekonomiler ile ABD'nin güvenlik ortaklarından oluşurken, WAICO üyelerinin büyük bölümünü düşük ve orta gelirli ülkeler oluşturuyor. Kazakistan ise her iki girişime de katılan tek ülke konumunda bulunuyor. Yapay zeka kaynaklı siber saldırıların izlenmesinde işbirliği, Çin'in gelişmiş modellere erişimi ve en gelişmiş sistemlerin devlet dışı aktörlerin eline geçmesinin önlenmesi görüşmelerin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.
Washington Zirvesi ve İhracat Kontrolleri
ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Washington'daki son görüşmesinde, teknolojinin oluşturabileceği riskler ele alındı. Görüşmenin ardından bağlayıcı yeni bir anlaşma açıklanmazken, taraflar arasındaki diyaloğun ortak tanımların geliştirilmesine odaklanabileceği değerlendirildi. ABD'nin ihracat kontrolleri Çin li laboratuvarların yüksek performanslı çiplere erişimini zorlaştırırken, Çin yerli kapasitesini artırmaya yöneliyor.
Uzmanların Kontrollü Teknobloklaşma Değerlendirmesi
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Al, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zirveyi bir yakınlaşmadan ziyade rekabetin maliyetini yönetmeye dönük stratejik dengeleme arayışı olarak gördüğünü belirtti. Al, bugünkü yapıyı açıklamak için en doğru kavramın kontrollü teknobloklaşma olduğunu dile getirdi.
"Yapay zeka, ileri yarı iletkenler, veri altyapıları, enerji kapasitesi ve kritik mineraller doğrudan ekonomik güç, ulusal güvenlik ve dış politika kapasitesinin parçası haline gelmiş durumda."
Al, Tayvan meselesinin yeniden gündeme gelmesinin güvenlik boyutundaki yapısal ihtilafların sürdüğüne işaret ettiğini aktararak, yeni dönemde rekabet ve işbirliğinin aynı anda işleyeceğini vurguladı. Sonraki süreçte iki ülkenin teknolojik kapasite ve kritik girdiler üzerindeki mücadelesinin temel eksenlerden biri olmaya devam edeceği öngörülüyor.

Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun olan Emre ALADAĞ, dijital medya teknolojileri ve internet gazeteciliği alanında derinlemesine uzmanlığa sahiptir. Bilgi teknolojileri ile habercilik pratiklerini profesyonelce birleştiren ALADAĞ; dijital dönüşüm, yazılım trendleri ve teknoloji dünyasındaki güncel gelişmeleri teknik bir hassasiyetle analiz etmektedir. Yayıncılık etiği ve doğruluk ilkelerinden taviz vermeyen profesyonel yaklaşımıyla, karmaşık dijital süreçleri okuyucular için anlaşılır, stratejik ve güvenilir içeriklere dönüştürmektedir.