Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu temasları kapsamında bulunduğu New York'ta, küresel teknoloji devlerinin Türkiye'ye yönelik yatırım iştahını değerlendirdi. Uluslararası şirketlerin yöneticileriyle bir araya gelinen yoğun görüşme trafiğinin ardından, önümüzdeki dönemde özellikle ileri teknoloji ve yapay zeka yatırımlarının ülkede büyük bir ivme kazanacağı duyuruldu.
Küresel Şirketler İçin HIT-30 Teşvikleri ve Güvenli Liman Vurgusu
Sanayi ve Yüksek Teknoloji Yuvarlak Masa Toplantısı'nda pek çok uluslararası marka ile masaya oturulduğunu belirten Bakan Kacır, artan jeostratejik gerilimler ortamında ülkenin güvenilir bir yatırım adresi olarak konumunu güçlendirdiğini aktardı. Cumhuriyet tarihinin en geniş kapsamlı yatırım hamlesi olan HIT-30 programı devreye alınarak; rüzgar türbinlerinden güneş enerjisine, yarı iletken teknolojilerinden veri merkezleri ve mobiliteye kadar pek çok alanda ayrıcalıklı destek paketleri sunuluyor.
"Türkiye bu anlamda bir istikrar adası olarak aslında yatırımcıların tercihlerini daha fazla yönlendirdiği bir adres haline geliyor. Bizler de bu süreçleri hızlandırmak için hem altyapı anlamında hem kamu teşvikleri, destekleri anlamında yeni programları hayata geçiriyoruz."
Yapay Zeka Eylem Planı ile 10 Milyar Dolarlık Yatırım Beklentisi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz aylarda kamuoyuna ilan ettiği Yapay Zeka Eylem Planı ve 2030 yılı hedefleri doğrultusunda dev adımlar atılıyor. Bu vizyon çerçevesinde, kamu yatırım bütçesinin yüzde 2'si doğrudan yapay zeka projelerine ayrılırken, yerli çözümlerin geliştirilebilmesi için 2 bin kamu veri seti teknoloji ekosisteminin erişimine açılacak.
Mevcut veri merkezi altyapısının 4 katına çıkarılarak gigavat seviyesine ulaştırılması planlanıyor. Enerji tedarikindeki bürokrasinin de hafifletilmesiyle oluşturulacak yapay zeka büyüme bölgelerinde, özel sektörden en az 10 milyar dolarlık doğrudan yatırımın hayata geçirilmesi hedefleniyor.
"Bu küresel şirketlerin de çok dikkatini çekiyor ve onlar da bu yol haritasında kendi projeleriyle, yatırımlarıyla yer alma arzusu taşıyorlar."
100 Milyar Dolarlık ABD Ticaret Hedefinde Dijital Koridorlar
ABD ile sürdürülen ticari ilişkilerde belirlenen 100 milyar dolarlık hedefe dikkat çeken Kacır, son 10 yılda ticaret hacminin ikiye katlandığını ancak teknoloji ortaklıkları sayesinde bu potansiyelin çok daha yukarı taşınabileceğini ifade etti. Küresel çaptaki devasa veri merkezi yatırımlarının yaklaşık yüzde 70'ini kontrol eden Amerikan şirketlerinin, ülkenin geniş sektörel çeşitliliği ve 86 milyon nüfuslu pazarına büyük ilgi gösterdiği kaydedildi.
Fiziksel bağlantıların dijital altyapıyla birleşmesinin ticarette çarpan etkisi yaratacağına değinilen görüşmelerde; Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu, Orta Koridor ve Kuzey Marmara demir yolu bağlantılarının kritik önemine işaret edildi. Ülkenin fiber ağlarla örülmüş bu lojistik hatları, Avrupa'nın tedarik zincirindeki merkezi konumu daha da sağlamlaştırıyor.
"Dolayısıyla bütün bunlar Amerikan şirketleri için de Türkiye'ye daha fazla yatırım yapma ve Türkiye ile işbirliklerini güçlendirme konusunda yeni imkanlar sunacak."
Milli Uzay Programı ve Ay Misyonunda Derin Uzay Hedefleri
İlk insanlı uzay görevini başarıyla tamamlayan ve kendi görüntüleme ile haberleşme uydusunu imal edebilen yetkinliğe ulaşan bakanlık, yörünge ötesi vizyonunu genişletiyor. Milli Uzay Programı kapsamında uzaya bağımsız erişim sağlamak amacıyla Somali'de bir uzay limanı inşa edilirken, eş zamanlı olarak Ankara'da bir uzay teknoparkının kuruluş çalışmaları devam ediyor. Yıllık 600 milyar doları aşan devasa uzay ekonomisinden alınacak payın artırılması hedefleniyor.
Gelecek yıl fırlatılması planlanan Ay uzay aracı, yüzde 80'i aşan yerlilik oranıyla üretiliyor ve yerli hibrit roket teknolojisi sayesinde derin uzay operasyonları kapasitesini test edecek. Türkiye'nin Artemis Anlaşmaları'na taraf olmasıyla hız kazanan bu proje, ülkeyi Ay'a temas edebilen 9 ülke arasına sokmayı ve gelecekteki uluslararası derin uzay görevlerinde kritik bir teknoloji paydaşı haline getirmeyi öngörüyor.
