Erzincan'da 14 yaşındaki Haktan Şahin'in yaşamını yitirmesine ilişkin yürütülen yargılamada, Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 13 Mart 2026 tarihli nihai mütalaa dava dosyasına girdi. Kurul, suça sürüklenen çocuk F. D.'nin suç tarihindeki cezai ehliyetinin tam olduğunu oy birliğiyle saptadı.
Erzincan'daki Silahlı Olay ve Başsavcılığın İddianamesi
Ajans muhabirlerinin aktardığı dava dosyası bilgilerine göre trajik olay, 14 Şubat 2024 tarihinde arkadaşı F. D.'nin konutunda bulunan Haktan Şahin'in tabancayla göğsünden vurulmasıyla gerçekleşti. Şüphelinin babasına ait olduğu öne sürülen ruhsatsız tabancadan çıkan mermiyle ağır yaralanan çocuk, ulaştırıldığı sağlık kuruluşunda yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Soruşturmayı derinleştiren Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı, hazırladığı iddianameyle yaşı küçük F. D. aleyhine kamu davası açtı. Zanlı çocuk için taksirle ölüme sebebiyet verme suçlamasının yanında, 6136 sayılı Kanun kapsamındaki ruhsatsız silah ile mühimmatı temin etme, nakletme veya muhafaza etme fiillerinden ceza talep edildi.
İki Şehir Arasındaki Raporlarda Dikkat Çeken Çelişki
Hadisenin sonrasında zanlının ailesiyle birlikte Diyarbakır kentine taşınması, adli inceleme süreçlerinin bu bölgeye de sirayet etmesine neden oldu. Yargılama evresinde şüphelinin cezai mesuliyet seviyesine yönelik tanzim edilen iki resmi rapor arasında derin bir zıtlık oluştu.
Süreçte ilk incelemeyi yapan Erzincan Adli Tıp Şube Müdürlüğü, 20 Şubat 2024 tarihli tespitinde zanlının işlediği fiilin doğuracağı neticeleri idrak etme gücünün tam geliştiğini kaydetti. Buna karşın 25 Kasım 2024 günü tanzim edilen Diyarbakır Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda, çocuğun davranışlarını kontrol etme melekelerinin yeterince olgunlaşmadığı yönünde zıt bir kanaat aktarıldı.
İstinaf Mahkemesi Yerel Mahkemenin Beraat Hükmünü Bozdu
Yargılamayı yürüten Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesi, 6 Kasım 2025 tarihli celsesinde Diyarbakır'dan gelen bilirkişi tespitini hükme esas alarak F. D. hakkında ceza verilmesine mahal olmadığına hükmetti. Yerel mahkeme heyeti, suça sürüklenen çocuk hakkında yalnızca danışmanlık ve bakım içerikli çocuk tedbirlerinin tatbik edilmesini yeterli buldu.
Vefat eden çocuğun ailesinin avukatı aracılığıyla karara itiraz etmesi üzerine dosya istinaf incelemesine taşındı. İncelemeyi yürüten Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, Erzincan ile Diyarbakır birimlerinin raporlarındaki uyuşmazlığın giderilmeden hüküm kurulmasını usule aykırı bularak yerel mahkeme kararını esastan bozdu.
Kurul İncelemesinde Cezai Sorumluluk Oy Birliğiyle Onandı
İstinafın bozma ilamı doğrultusunda mahkemenin resmi müzekkeresiyle devreye giren Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu, dosyadaki tüm tıbbi ve hukuki verileri yeniden değerlendirdi. Hazırlanan resmi raporda, şüphelinin akıl sağlığını veya idrak kabiliyetini zaafa uğratacak zihinsel gerilik ya da ruhsal bir anomalinin bulunmadığı tescillendi.
Uzman heyetin oy birliğiyle imza altına aldığı kararda, sanık çocuğun 14 Şubat 2024 tarihindeki eyleminin tüm yasal sonuçlarını algılayabilecek ve hareketlerini yönlendirebilecek zihinsel olgunluk düzeyine bütünüyle sahip olduğu resmen kayıtlara geçirildi.
Şahin Ailesinden Ruhsatsız Silahlara Karşı Adalet Mücadelesi
Evladını kaybeden anne Semra Şahin, ilk günden bu yana hukuk mücadelesini kararlılıkla sürdürdüklerini vurguladı. Evladının kaçak bir ateşli silah yüzünden hayattan koparıldığına işaret eden acılı anne, yetkili devlet organlarının süreci titizlikle sahiplenmesini istedi.
Baba Savaş Şahin ise vakanın perde arkasındaki tüm detayların netliğe kavuşturulması gerektiğini dile getirdi. Suç aletinin yasa dışı biçimde temin edilmiş bir tabanca olduğunu hatırlatan acılı baba, kusuru ve ihmali bulunan tüm sorumluların yargı önünde bedel ödemesi gerektiğini kaydetti.
Adli Tıp Kurumu'nun son raporunun ardından davanın yeniden görülmesine Erzincan 2. Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde devam edilecek.

