İzmir Büyükşehir Belediyesinden Efes Selçuk'ta meme kanseri eğitimi
Efes Selçuk'ta düzenlenen meme kanseri farkındalık eğitiminde erken tanı, kimyasalların etkileri ve stres yönetimi ele alındı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşler Dairesi Başkanlığı tarafından meme kanseri farkındalık eğitimleri kapsamında Efes Selçuk Belediyesi Kadın Dayanışma Merkezi ve Eşitlik Birimi'nde kadınlara yönelik eğitim düzenlendi. Eğitime Efes Selçuk Belediye Başkan yardımcısı Bilgi Keskin, belediye emekçisi kadınlar ve Efes Selçuklu kadınlar katılım gösterdi.
Kimyasal Maddelerin Etkileri
Endüstri Mühendisi Kemal Özöner kimyasalların meme kanseri üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi. Günlük hayatta kullanılan mutfak araç gereçleri, gıda maddeleri, temizlik ve kozmetik ürünlerinde yer alan kimyasal maddelerin kanser açısından risk oluşturduğunu belirtti.
Kemal Özöner, mevsim dışı gıdalardan kaçınma, meyve kabuklarının soyulması, beyaz sirke, karbonat, çamaşır sodası ve Arap sabunu gibi maddelerin temizlikte kullanılması, pestisit kalıntılarından kurtulmak için karbonatlı suda bekletilmesi ve plastik ile sıcak temasının önlenmesi adımlarıyla kimyasal maddelerin etkilerinin azaltılabileceğini söyledi.
Meme Kanserinde Erken Tanının Önemi
Hemşire Gülseren Şentürk, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek kadınların düzenli kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini belirtti. Meme kanserinin 30 yaş altı kadınlarda da tespit edilebildiğini ifade eden Gülseren Şentürk; ailede meme kanseri öyküsü, erken ya da geç menopoz, geç yaşta doğum yapılması veya hiç doğum yapılmaması, obezite, fiziksel aktivite eksikliği, düzensiz beslenme ve sigaranın risk faktörleri arasında yer aldığını kaydetti.
Gündem kategorisinden bir başka haber:
Meme kanserinin memenin süt bezleri ve kanallarını oluşturan hücrelerin kontrolsüz çoğalmasıyla ortaya çıktığını belirten Şentürk, memede veya koltuk altında ele gelen kitle, meme başında akıntı, içe doğru çekilme, şekil değişikliği, ciltte kızarıklık, ödem ya da iyileşmeyen yara gibi belirtilerde zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini vurguladı.
Sosyolog Raşide Başak ise stres ve kaygının hastalık getirdiğine dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Stres ve kaygımızı yönetmek zorundayız. Stres ve kaygı hissettiğimiz anlarda, dikkatimizi nefesimize yöneltmek günlük hayatta uygulayabileceğimiz en basit teknikler arasında yer alıyor. Yaşadığımız stres ve kaygıyı bir döngü olarak yönettiğimizde üstesinden gelmemiz mümkün. Bir döngü olarak yönetmediğimizde ise bu duygular bize hastalık olarak geri dönüyor. Bunlar basit alışkanlıklar gibi görünüyor ama günlük hayatta sürekli olarak denediğimiz takdirde kazanım sağlamamız mümkün. Gerektiği durumlarda da bir uzmandan destek almalıyız"
Teknolojiye olan ilgim çok küçük yaşlarda olup ve haber konusunda; Güncel Ekonomi, Spor, Siyaset gibi vb. bir çok ilgili bölümlerde haber yazarlığı yaptım. Sizlere en uzman olduğum haber konular ile analizlerimi içeriklerimde paylaşacağım.