Şekib Avdagiç: Ticaretin barışa katkı isteği jeopolitik konjonktürle küresel iş dünyasına yansıdı
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, İstanbul Finans Merkezi’nin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
Şekib Avdagiç, Türkiye’nin coğrafi konumu itibarıyla hem kuzeyinde hem de güneyinde savaşların gerçekleştiği bir bölgede yer aldığını belirterek Hürmüz bölgesi ve Süveyş’e doğru giden yollarda ortaya çıkan sıkıntıların küresel anlamda iş dünyasını fevkalade etkileyen bir sürece dönüştüğünü söyledi.
Avdagiç, ticaretin barışı sevdiğini dile getirerek “Ticaret, barışa katkı yapmak ister ama şu anda maalesef yaşadığımız bu konjonktür sadece bölgemizi değil, bütün dünyayı etkileyen bir süreçle bizi karşı karşıya bıraktı.” ifadesini kullandı.
Navlun fiyatlarında artış ve sigorta fiyatlarında belirsizlik olduğunu belirten Avdagiç, “Onun dışında ortaya çıkan birtakım ek maliyetler var, geciken sevkiyatlar var. Bütün bunlar herkesin önünde bir sorun olarak gözüküyor.” diye konuştu.
Tedarikte “en uygun”dan “en güvenli”ye geçiş: Türkiye’nin son 10 yıldaki sınavı
Şekib Avdagiç, artık en uygun şartlarla tedarik etmekten ziyade en güvenli yerden tedarik etmenin önemli hale geldiğini belirterek Türkiye’nin bu anlamda son dönemlerde, özellikle son 10 yılda çok ciddi olumlu bir sınav verdiğini dile getirdi.
Türkiye’nin bu anlamda algısının son derece iyi olduğunu belirten Avdagiç, “Türkiye, güvenli tedarikçi olma avantajını yukarıya doğru taşıyacak süreçlerin üzerine kafa yormalı ve bütün bu olumsuzlukları kısmen de olsa olumluya çevirecek yöntemleri geliştirip bunları hayata geçirmesi gerekiyor.” dedi.
Korumacılıkta tarife dışı engeller genişliyor; yeni tarifeler ve tedbirler devrede
Avdagiç, korumacılığın artık farklı bir yapıya dönüştüğüne işaret ederek, “Ülkeler arasında gümrük seviyeleri veya belirlenen hususlar vardı, belirlenen kurallar manzumesi vardı ama artık bunlar çok değişti. Her ülke, her bölge, her ekonomik birlik, açık olarak beyan ettikleri kurallar dışında bugüne kadar hiç aklımıza gelmeyen veya gündemde olmayan yeni tedbirler, tarifeler, kurallar ve tarife dışı engellerle beraber uygulamayı genişleterek devam ediyor.” ifadelerini kullandı.
ABD’de gümrük tarifeleri netleşmiyor; belgelendirme ve sınırda karbon beklentisi
İTO Başkanı Avdagiç, ABD Başkanı Donald Trump’ın göreve gelmesinden bu yana ABD’nin uyguladığı, dalgalı bir seyir izleyen gümrük tarifeleri sürecine dikkati çekti.
Avdagiç, “Türk iş dünyasının, belgelendirmeyle ilgili beklentileri karşılayacak bir yaklaşım sergilemesi gerekiyor” diyerek, “Sertifikasyonla ilgili yine buna uygun süreçleri gündeme getirmesi lazım. Sınırda karbon düzenlemeleriyle ilgili beklentileri karşılıyor olabilmesi lazım.” diye konuştu.
Avdagiç, “Bakanlıklarımız da bununla ilgili çok sıkı ve kapsamlı bir şekilde çalışıyorlar ama birçok ülke öngörmediğimiz, yazılı olmayan birtakım kuralları hayata geçiriyor.” ifadelerini kullandı.
İhracatçıların daha az sıkıntı yaşaması hedefi; artan kurallara uyum süreci
Şekib Avdagiç, Türk ihracatçısının çok daha az sıkıntı yaşaması için çalıştıklarını dile getirerek kuralların ve zorlukların artacağına, ihracatçıları zorlayan yapının süreceğine işaret etti.
Türkiye’nin bu sene enflasyon hedeflerinin bir miktar uzağında olduğunu belirten Avdagiç, “Körfez'de çıkan savaştan dolayı bazı adımlar ertelendi. Özellikle PPK'nin alacağı indirim kararlarının buna bağlı olarak ertelendiğini gözlemliyoruz.” dedi.
Merkez Bankasının referans faizi ile gecelik faizler arasında 3 puanlık farkın kısa bir süre evvel kapandığını söyleyen Avdagiç, “Bu hafta başı itibarıyla buradaki indirimin tüm kredi faizlerine yansımasını bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avdagiç, yaz döneminde özellikle tarımdaki bolluk, tarım ürünlerindeki kapasite artışı ve daha çok ürün üretilebilmesi nedeniyle gıda enflasyonunda bir düşme trendinin söz konusu olduğunu söyledi.
Enflasyonun belli bir seyirde devam ettiğini belirten Avdagiç, “Bizim gözlemlediğimiz Merkez Bankasının bir miktar daha faizler konusunda ketum davranacağı yönünde. İlk işaret bu 3 puanlık pencerenin kapanması oldu. Dolayısıyla önümüzdeki PPK'de benim öngörüm, bu 3 puanlık pencerenin hayata geçmesi ama bir süre daha faizin bu şekilde devam edeceği yönünde.” dedi.
Yapay zekâ yatırımlarında veri işleme merkezleri liderliği; “kullanıcı” mı “geliştirici” mi?
İTO Başkanı Avdagiç, yapay zekanın ABD’nin dünya ölçeğinde sahip bulunduğu en önemli avantaj olduğunu belirterek dünyada sayısı yaklaşık 7 bin 500 olan yapay zekâ ile ilgili veri işleme merkezlerinin 5 bin 500 kadarının ABD’de olduğunu söyledi.
Yapay zeka yatırımları ve teknolojik gelişimleri itibarıyla ABD’nin açık ara tüm dünyanın önünde olduğunu dile getiren Avdagiç, “Çok hızlı bir şekilde Çin, Amerika Birleşik Devletleri'ne yaklaşıyor. Biz yapay zekada iyi bir kullanıcı mı olacağız yoksa bunun geliştirilmesinde, bunun teknolojisinin hayata adapte edilmesinde bir geliştirici ve teknoloji üreticisi mi olacağız? Aslında kritik soru bu. Biz bunu çok iyi adapte eden bir ülke olma gibi bir hedef seçersek ki bana göre bu eksik bir hedef olur. O zaman ciddi bedeller ödeyerek ve sürekli kontrolü başka merkezlerin elinde olan bir süreçle karşı karşıya kalacağız. Yapay zekaya olan duyarlılıkları veya yapay zekâ kullanımıyla ilgili bir anket yaptığınız zaman Türkiye'nin gelişmiş Batı ülkelerinin dörtte biri mertebesinde olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Avdagiç, orta büyüklükte ve büyük firmaların yapay zeka sürecine daha hızlı adapte olduğunu ve bu konuda kendilerini konumlandırmaya çalıştıklarını aktararak, “Ama bizim esas üzerine odaklanmamız gereken, önem vermemiz gereken KOBİ'lerimiz. KOBİ'lerimizin mutlaka bu yapay zekâ süreçlerinde kendi üzerlerine düşen adımları atabiliyor olmaları lazım. Bu konuda kamunun vereceği destekler, katkılar önemli.” dedi.
Yalnızca uzman sayısı değil programlar: üniversite müfredatı ve iş gücünü hazırlama
Şekib Avdagiç, gelecek dönemde üniversitelerin yapay zeka konusunda müfredatlarını geliştirmeleri gerektiğini belirterek, “Burada sadece yapay zeka uzmanlarının sayısını artırarak bu işi çözemeyiz. İş dünyasında faal olan iş gücümüzün önemli bir kısmını yapay zekaya hazırlama konusunda çok ciddi ve etkili programları hayata geçirmemiz lazım.” dedi.
Avdagiç, yapay zeka konusunda hem üyelere hem de öğrencilere yönelik adımlar attıklarını ifade ederek, “Bu konu 2027 ve onu takip eden yıllarda en önemli uygulama alanlarımızın başında gelecek. Bizim bu konuda geri kalma, takipçi olma, sadece ortaya konulan yeni teknolojileri gözlemleyen ve onları kısmen uygulayan bir ülke olma lüksümüz yok. Bu konuda mutlaka bu işin bir parçası, yaygın bir şekilde uygulayıcısı olma konusunda rotamızı belirlememiz lazım.” diye kaydetti.
İş gücü eşleşmesi sorunu ve geniş işsizlik; İstanbul’da 700 bin, Türkiye’de 3 milyon
Avdagiç, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu iş gücü ile iş arayanlar arasındaki eşleşmede sıkıntılar bulunduğunu belirterek eğitim kurumlarının iş dünyasının personel ihtiyacını daha fazla dikkate alması gerektiğini vurguladı.
Avdagiç, işsizlik oranının yüzde 8'lerin altında bulunduğunu ancak geniş tanımlı işsizliğe bakıldığında rakamın çok daha yüksek olduğunu ifade etti. Avdagiç, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin İstanbul'da 700 bine, Türkiye genelinde ise 3 milyona yaklaştığını söyledi.
Bu gençlerin şu anda iş dünyasının içinde olmadığını ve büyük bölümünün aktif olarak iş aramadığını dile getiren Avdagiç, “Şöyle bir risk barındırıyor: Bunlar şimdi 20'li yaşlarda olabilir ama bunları çok hızlı, gerekiyorsa ek eğitimlerle kabiliyetlerini geliştirip, iş dünyasına adapte etmezsek, 10 sene sonra bunlar hem kendileri hem aileleri hem de toplum için çok daha sosyal açıdan çözülmesi gereken büyük bir kitle olarak karşımıza çıkacaklar.” diye konuştu.
Teknik lisede branş uyumu sorunu: 6 çocuktan 1’i alanında çalışıyor
İTO Başkanı Avdagiç, İstanbul’da yaptıkları bir çalışmaya göre teknik liselerden mezun olan her 6 gençten yalnızca birinin eğitim aldığı branşta çalıştığını bildirdi.
Avrupa Birliği’nde (AB) bu oranın ülkeden ülkeye değişmekle birlikte yüzde 50-55 seviyelerinde bulunduğunu aktaran Avdagiç, “Evet, orada da farklı branşlara gidebiliyor ama bizim şu anda bu konuda teknik liseleri bu kadar önemsediğimiz bir ortamda, oradaki 6 çocuktan sadece biri kendi branşında çalışıyorsa, beşi güvenlik görevlisi, tezgahtar, kafelerde garson veya başka bir işlerde çalışıyorsa, kurye oluyorsa bunu oturup gözden geçirmemiz gerekiyor.” şeklinde konuştu.
Yeşil mutabakat ve ölçümleme: 1 Ocak’ta uygulama başladı, 2027’de faturalandırma
Yeşil mutabakat ve sürdürülebilirlik konularına da değinen Avdagiç, bu alandaki uygulamaların 1 Ocak itibarıyla gündeme girdiğini ve ölçümlerin yapılmaya başlandığını söyledi.
Avdagiç, 2027’nin ilk çeyreğinde faturalandırmanın başlayacağını hatırlatarak, “Bugün bir bedel ödemiyor olmamız, 2027 yılından itibaren bedel ödemeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Kronometre çalışmaya başladı.” ifadelerini kullandı.
KOBİ’ler ana hedef: “önümüzdeki dönemde bedel ödemeyelim”
Türkiye’de büyük şirketlerin özellikle AB açısından ortaya çıkan gereklilikleri daha ciddi şekilde ele aldığını ve gerekli tedbirleri uyguladığını aktaran Şekib Avdagiç, bu şirketlerin sürece daha hızlı ve etkili şekilde adapte olduğunu dile getirdi.
Söz konusu ölçümlemenin bütün değer zincirini kapsadığını belirten Avdagiç, sadece nihai üretici ve ihracatçının değil, bunun altındaki bütün tedarik zincirinin de ölçümlemeye dahil olduğunu söyledi.
Avdagiç, “Dolayısıyla sadece o şirketin buradaki gereklilikleri karşılaması yeterli değil. Ona tedarikçi olan tüm alt katmandaki firmaların ve o firmaların da tedarikçilerinin, yani bütün ekosistemin bu sürecin beklentilerine, gerekliliklerine uygun bir şekilde kendini düzenliyor olması lazım.” diye konuştu.
KOBİ’lerin bu konuda yapması gereken çok iş bulunduğunu söyleyen Avdagiç, “Burada gene ana hedef kitlemiz KOBİ'ler olmak zorunda ki biz önümüzdeki dönemde bu konuda bedel ödemeyelim.” ifadelerini kullandı.
İstanbul’un referans rolü: transit ticaretin merkezi ve kongre/etkinlik artışı
İTO Başkanı Avdagiç, İstanbul’un Türkiye’nin çok önemli bir değeri ve dünyanın önde gelen kentlerinden biri olduğunu vurgulayarak kentin transit özelliğinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Bununla birlikte İstanbul’un yalnızca insanların gelip geçtiği bir şehir olmaması gerektiğini belirten Avdagiç, “İstanbul'un bir merkez, bir referans noktası olarak konumlandırılmasını güçlendirmemiz gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Avdagiç, İstanbul’un insanların kaldığı, faaliyet gösterdiği, etkinlik yaptığı, vakit geçirdiği ve yatırım yaptığı bir şehir olma özelliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini anlattı. Turizmin bu alanların başında geldiğini söyledi.
İstanbul’da gerçekleştirilen kongre ve etkinliklerin sayısının artırılması gerektiğini de kaydeden Avdagiç, İTO’ya bağlı kurumlar sayesinde bu alana katkı sağladıklarını ifade etti.
Bu gelişmeyle ilgili bir başka haberimiz de dikkat çekiyor:
Avdagiç, “Son 8 senede İstanbul 118'incilikten 18'inciliğe yükseldi. Dolayısıyla bu anlamda çok ciddi bir mesafe katettik.” dedi. Hedeflerinin İstanbul’u ilk 10’a taşımak olduğunu belirten Avdagiç, “Hızlı bir şekilde yükseliyoruz ama İstanbul mutlaka dünyada en fazla kongrenin, etkinliğin yapıldığı ilk 10 şehre girebiliyor olmalı.” açıklamasında bulundu.
İvmenin olumlu olduğunu dile getiren Avdagiç, İstanbul’un transit ticaretin de merkezi haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
İstanbul’un elektronik ticaret “hub” konumu; İstanbul Finans Merkezi’nin işlevselleşmesi
Şekib Avdagiç, İstanbul’un Türk Hava Yolları ve diğer hizmet sağlayıcıların sunduğu avantajlar sayesinde özellikle dünyada hızlı gelişen elektronik ticaret açısından bir “hub” haline geldiğini ifade etti.
Transit ticaret mevzuatı konusunda halen bekledikleri bazı etkili adımlar bulunduğunu belirten Avdagiç, İstanbul Finans Merkezi’nin yalnızca fiziki yapılardan ibaret görülmemesi gerektiğini söyledi.
Avdagiç, “İstanbul Finans Merkezi sadece binalardan ibaret bir konu değil. Mutlaka referans kurumlar haline gelmesi lazım. Bu konuda tabii ki fiziki altyapı olmadan onu yapamazsınız. Şu anda fiziki yapıyı büyük bir oranda tamamlamış durumdayız. Dolayısıyla artık işlevsel anlamda uluslararası yatırımcıların ve finans dünyasının beklentilerini karşılıyor olabilmemiz lazım. Bu çok önemli.” ifadelerini kullandı.
Tahkim ve arabuluculuk: İTOTAM dosya sayısı 4 yılda 5 katına çıktı
İstanbul’da uluslararası bir tahkim merkezi olmasına çok önem verdiklerini ifade eden Avdagiç, “İTO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'nde (İTOTAM) görülen dava sayısını da son 4 yılda 5 katına çıkarttık.” dedi.
Avdagiç, “Bunların yarıdan fazlasının bir tarafı en azından yabancı bir firma. Dolayısıyla bu anlamda da İstanbul, tahkim merkezi açısından da önemli bir referans şehir olmak durumunda.” ifadelerini kullandı.
Orta Vadeli Program: enflasyonu düşürürken sanayiyi baskılamama; finansmana seçici model
Avdagiç, 2027-2029 dönemine ilişkin büyüme, enflasyon, istihdam, ihracat ve cari denge gibi temel makro göstergelerin belirleneceği Orta Vadeli Program’a ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Sektörlerden gelen talepleri düzenli olarak topladıklarını, TOBB ve bakanlıklar vasıtasıyla kamu kurumlarına ilettiklerini aktardı.
Avdagiç, “Gündeme gelen konuları, beklentileri önümüze çıktıkça, konu önümüze geldikçe bu konudaki dersimizi çalışıp orada gerekli dosyayı oluşturup ilgili bakanlara iletiyoruz.” şeklinde konuştu.
OVP ile ilgili olarak, “Şu anda iş dünyasında birkaç ana başlık var. En önemlisi, bizim enflasyonu düşürme süreci ile beraber dikkat etmemiz gereken diğer unsurlar var. Kısa bir süre evvel bunu gündeme getirdik. Türkiye, enflasyonu düşürme ile sanayisini baskılama arasında bir ikilem yaşamamalı. Dolayısıyla bir taraftan şu çok açık ve net: İstanbul iş dünyası olarak enflasyonun aşağı doğru, tek haneliye doğru makul bir sürede inmesi konusunda açık ve net bir şekilde hemfikiriz. Bunu hayata geçirirken Türkiye'nin üretim kabiliyetini ve onunla bağlı olarak iç ve dış ticaret kabiliyetini aşağı doğru çeken politikalara izin vermememiz lazım. Bu ikisinin birbiriyle çelişmemesi lazım.” dedi.
Avdagiç, enflasyonu düşürecek politikaların 3 yıldır uygulandığını hatırlatarak, “Fakat iş dünyası olarak onun da altını çizmek istiyorum; bu politikaların bugün tam olmasa bile makul başarı elde edildiyse, bunda iş dünyasının verdiği katkının, ödediği bedelin çok büyük ehemmiyeti var. Bundan sonra özellikle finansmana erişim önemli. KOBİ'lerin finansmana erişimi önemli.” ifadelerini kullandı.
Daha önce yatırım bazlı ve üretim bazlı finansman ihtiyaçlarına pozitif ayrım uygulanmasını önemsediklerini söyleyen Avdagiç, “KOBİ'lere yönelik kredi kısıtlamalarının, özellikle hem kredi hem de ticari kredi kartı limitlerindeki kısıtlamaların daha makul bir noktaya taşınması gerektiğini düşünüyoruz ki bu piyasadaki değer zincirini, ödeme zincirini olumlu etkilesin.” dedi.
Oda seçimleri: 27 Ekim’de 80 sektör temsilcisi belirlenecek
İTO Başkanı Avdagiç, Odanın seçim sürecine ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’deki 367 oda ve borsanın 1 Ekim-30 Kasım arasında kanun gereği seçimlerini yapması gerektiğini hatırlattı.
İstanbul Ticaret Odası seçimlerinin, seçim tarihi itibarıyla en az iki yıldır Odaya kayıtlı olan ve seçme ve seçilme yeterliliğine sahip üyelerle gerçekleştirileceğini belirten Avdagiç, seçimlerin 27 Ekim’de İstanbul Fuar Merkezinde yapılacağını ifade etti.
Avdagiç, “80 ayrı sektör İTO Meslek Komiteleri'ndeki temsilcilerini seçecek ve ardından İTO Meclisi, yönetim kurulu ve ilgili organları oluşacak.” dedi.
Yerli veri tabanı ve evrak üretiminde ölçek: 8 yılda 4 milyonun üstü işlem
Avdagiç, görev yaptıkları 8 yıl boyunca kanunla İTO’ya verilen ve üyelere yönelik hizmetlerin eksiksiz şekilde sunulmasının en önemli sorumluluklarından biri olduğunu söyledi.
Şirket kuruluşu ve tescili, ortaklık ve pay devirleri ile şirketlere yönelik yaklaşık 60 farklı evrakın düzenlenmesine ilişkin hizmet verdiklerini belirten Avdagiç, İTO’nun yılda 4 milyonun üzerinde evrak ürettiğini ifade etti.
Avdagiç, bazı günlerde üretilen evrak sayısının 20 bini aştığını dile getirerek faaliyet belgesinden ATR belgesine, TIR karnesinden kapasite raporuna kadar çok farklı alanlarda hizmet sunduklarını kaydetti.
HAVELSAN’la yazılım güncellemesi: 800 bin üye ve 1,5 milyon ortağın verisi yerli tabanda
Yazılım altyapısını yerli bir şirketle güncellediklerini belirten Avdagiç, “HAVELSAN'la yaptık bu işi. Bir yabancı şirketle bunu yapmamayı tercih ettik.” dedi.
Avdagiç, “Biraz karşılıklı terledik ama 800 bini aşan üyemizin ve 1,5 milyon ortağının verilerinin bizim yerli veri tabanımızda tutulmasının çok daha stratejik olacağını öngördük. Bu konuda terledik ama ben çözüm ortağımıza da teşekkür etmek istiyorum. Onların da büyük katkısıyla bu işi hem geliştirdik hem üyelerimizin daha hızlı ve etkili hizmet almasını sağladık. Bu önemli bir konu.” ifadelerini kullandı.
Maltepe’de üye hizmet binası, fuar organizasyonları ve 110 bin metrekarelik yatırım
Avdagiç, fiziki alanları da geliştirdiklerini belirterek ek binayı devreye aldıklarını, diğer hizmet binalarını modernize ettiklerini ve Maltepe’de yeni bir üye hizmet binası aldıklarını söyledi.
Odaya fiziki olarak ulaşmak durumunda olan üyelerin konforunu artırdıklarını aktaran Avdagiç, “İTO'da çalışan 600 kıymetli arkadaşımın da çalışma ortamlarını geliştirdik.” dedi.
Yurt dışında ihracatı artırmak için çok sayıda uluslararası fuarda milli katılım organize ettiklerini söyleyen Avdagiç, “Yılda 40'ın üzerinde uluslararası milli katılım yapıyoruz. Bugüne kadar 8 bin firmayı yurt dışına taşıdık. Türkiye'de en fazla bir fuara firma taşıyan kurumuz. 300'ün üzerinde firmayla katıldığımız fuarlarımız var.” ifadelerini kullandı.
Eğitim programları ve sertifika programları yürüttüklerini, girişimcilik merkezi olan var; Bilgiyi Ticarileştirme Merkezi’nde 800’ün üzerinde girişimci bulunduğunu da belirten Avdagiç, “Şu ana kadar değerleme, sadece bize beyan edilen ki beyan edilmeyenler de oldukça fazla, 560 milyon doları aşan bir değerleme olduğunu görüyoruz.” dedi.
Avdagiç, Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ile beraber Teknopark İstanbul’da 600’ün üzerinde firma bulunduğunu söyledi. “12 bin AR-GE çalışanımız var ve Türkiye'nin en önemli savunma sanayii projeleri başta olmak üzere fintek, havacılık, denizcilik ve medikal ürünlerle ilgili projeler orada hayata geçiyor.” diye konuştu.
İstanbul Fuar Merkezi’nde 25'i uluslararası olmak üzere yıllık 80’in üzerinde fuar düzenlediklerini kaydeden Avdagiç, fuar merkezindeki altyapı problemleri ile renovasyon süreçlerini tamamladıklarını söyledi.
Avdagiç, “25 yıldan sonra ilk defa 40 bin metrekaresi aktif sergileme alanı olmak üzere 110 bin metrekarelik bir inşaata başladıklarını” ve söz konusu inşaatı 24-28 ay gibi bir sürede tamamlamayı öngördüklerini sözlerine ekledi.
Bu ziyaretinde Avdagiç, enflasyon, iş gücü eşleşmesi, yeşil mutabakat takvimi ve yerli veri altyapısı başlıklarında İTO’nun perspektifini ve hedeflerini paylaştı.


