Sağlıklı yaşam bilincinin yükselmesi ve değişen hayat standartlarıyla birlikte masaj teknolojilerine yönelik küresel talep hız kazanırken, masaj koltukları pazar büyüklüğü 2025 senesi itibarıyla 4,1 milyar dolar düzeyine ulaştı. Sırt, omuz, boyun ve ayak masaj aletlerini de kapsayan genel masaj ekipmanları sektörü ise dünya çapında 8,7 milyar dolar hacme ulaştı.
Sektörel projeksiyonlar, masaj koltuğu pazarının 2031 yılına kadar yıllık ortalama yüzde 6,8 büyüme temposunu sürdüreceğini gösteriyor. Dünya pazarındaki bu genişleme dinamikleri, özellikle kullanımın gelenekselleştiği Uzak Doğu coğrafyasının ardından Türkiye'de de doğrudan hissediliyor.
Tüketici Beklentisinde Teknoloji ve Kişiselleştirme Ağırlığı
Türkiye'de 1990'lı yıllarda henüz niş bir alan olarak görülen masaj ekipmanları, günümüzde teknolojik donanımlara sahip kapsamlı bir kategoriye dönüştü. Tüketicilerin satın alma eğilimlerinde artık yalnızca fiyat etiketi ya da dış tasarım değil; kişiselleştirme fonksiyonları, pratiklik, garanti kapsamı ve satış sonrası teknik destek belirleyici unsurlar haline geliyor.
Sektörün Türkiye'deki öncülerinden Cellini Kurucusu İbrahim Erim, tüketici profilinin bilinçlendiğini ve rekabet şartlarının farklı bir boyuta taşındığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Cellini'yi kurduğumuz 1996 yılında masaj koltukları Türkiye için oldukça yeni bir kategoriydi. Geçen yıllar içerisinde bu ürünlerin tanınmasına, yaygınlaşmasına ve Türkiye'de bir pazar oluşmasına öncülük ettik. Bugün ise teknolojiyi araştıran, ürünleri karşılaştıran ve beklentileri yükselen çok daha bilinçli bir tüketici profili var. Bizim odağımız da dünyadaki yenilikleri ve yeni teknolojileri Türkiye'deki kullanıcılarla buluşturmak yönünde ilerliyor."
Yapay Zeka Destekli Sistemler ve 5D Mekanizmalar Öne Çıkıyor
Önceki yıllarda konfor odaklı tercih edilen masaj koltuklarında; sesli yönetim, hava basınçlı masaj, çift motorlu altyapı, Zero Gravity konumu ve akıllı vücut analiz sistemleri standartları belirliyor. Cellini bünyesinde sunulan 3D'den 5D'ye uzanan ileri teknolojili mekanizmalar, kullanıcının anatomik gereksinimlerine göre uyarlanan masaj seansları sunuyor.
Yapay zekanın sektöre kazandırdığı kişiselleştirme avantajına işaret eden İbrahim Erim, rekabet ekseninin teknolojiye kaydığını şu sözlerle açıkladı:
"Bugün masaj koltuklarında asıl rekabet, teknolojiyi ne kadar doğru ve kişiye özel kullanabildiğiniz üzerinden şekilleniyor. Yapay zeka, vücut analizi ve gelişmiş masaj sistemleri sayesinde ürünler artık kullanıcıyı daha iyi tanıyan ve deneyimi ona göre uyarlayan bir yapıya doğru ilerliyor. Kısaca masaj koltuklarında yaşanan teknolojik gelişim sektörün yönünü belirleyen temel unsurlardan biri haline geldi. Yapay zekanın özellikle kişiselleştirme konusunda sektöre önemli yeni olanaklar kazandıracağını düşünüyoruz"
Ofisler ve Ticari Alanlarda Kurumsal Talep Hızlanıyor
Masaj koltuklarının kullanım sahası konutların dışına taşarak şirketlerin dinlenme odalarına, otellere, yönetici birimlerine ve çeşitli ticari alanlara uzanıyor. İş dünyasında çalışan refahına ve deneyimine verilen önemin yükselmesi, kurumsal talebi tetikleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.
Kurumsal pazardaki genişlemeye dikkat çeken İbrahim Erim, iş hayatındaki yeni trendi şu ifadelerle özetledi:
"İş yaşamında insanların kısa sürelerle dinlenebileceği alanlara verilen önem artıyor. Bunun masaj koltuklarının kurumsal kullanımını da geliştireceğini düşünüyoruz"
Satış Sonrası Güven ve Türkiye Pazarının Gelişim Alanı
Ürünlerin uzun soluklu kullanım ömrü; servis, garanti ve orijinal yedek parça teminini tüketicilerin karar aşamasında kritik bir konuma taşıyor. Satış sonrasındaki operasyonel kabiliyetin önemini aktaran İbrahim Erim konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Tüketici yalnızca bugün satın aldığı ürüne bakmıyor. İlerleyen yıllarda ihtiyaç duyduğunda markaya ulaşabilmek, servis ve yedek parça desteği alabilmek istiyor. Satış sonrası hizmet artık sektörümüzde rekabetin önemli unsurlarından biri"
Uzak Doğu pazarları ile kıyaslandığında Türkiye'nin ciddi bir büyüme potansiyeli barındırdığını vurgulayan İbrahim Erim, pazarın geleceğine dair şu bilgileri paylaştı:
"Türkiye'de artık kategoriyi tanıyan ve seçimlerini daha bilinçli yapan bir tüketici kitlesi var. Bundan sonraki büyümenin teknoloji, kalite, güven ve güçlü satış sonrası hizmet ekseninde gerçekleşeceğini düşünüyoruz. Cellini olarak sektörde öncü rolümüzü yeni teknolojiler ve yüksek hizmet standartlarıyla sürdürmeyi hedefliyoruz"
Müşteri memnuniyetini ve teknik altyapısını güçlendirmeyi sürdüren Cellini, satış sonrası teknik servis ağını Türkiye genelinde 81 ilde 360 noktaya ulaştırarak tüketicilere kesintisiz hizmet vermeye devam ediyor.

